İran'ın en üst düzey güvenlik yetkilisi Muhammed Bakır Zolkadr, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın, ABD'nin düşmanca politikalarını değiştirip Tahran'ın taleplerini karşılayana kadar kapalı kalacağını duyurdu. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Zolkadr, devlet medyasına yansıyan açıklamasında, boğazın kapalı kalmasının ABD'nin tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. Bu açıklama, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi ve küresel petrol piyasalarında tedirginlik yarattı.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne uzanan ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Bu dar geçit, yıllardır İran ile Batı arasındaki gerilimlerin odak noktası olmuştur. İran, geçmişte de boğazı kapatmakla tehdit etmiş, ancak bu tehditlerini çoğunlukla uygulamamıştır.
Zolkadr'ın açıklaması, İran'ın nükleer programı konusunda uluslararası toplumla yaşanan anlaşmazlıkların ortasında geldi. Tahran, Batılı ülkelerin ekonomik yaptırımlarını kaldırmasını ve nükleer anlaşmanın taraflarının taahhütlerini yerine getirmesini talep ediyor. İran ayrıca, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltmasını ve İran'ın bölgesel nüfuzuna saygı göstermesini istiyor.
İranlı yetkililer, ABD'nin Ortadoğu'da yeni bir savaş başlatmak istediğini ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının son çare olabileceğini defalarca dile getirmişti. Zolkadr'ın açıklaması, İran'ın bu konudaki kararlılığını gösteriyor. Ancak bazı analistler, bu tür açıklamaların müzakere taktiği olduğunu ve İran'ın aslında boğazı kapatmak istemediğini çünkü bunun kendi ekonomisine de zarar vereceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, enerji arzında ciddi kesintilere yol açabilir ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde enflasyonist baskıları artırabilir. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez ülkeleri, ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatını bu boğaz üzerinden gerçekleştirir.
ABD ve müttefikleri, boğazın kapatılmasına askeri müdahaleyle karşılık verebileceklerini açıklamıştı. ABD Beşinci Filosu, Bahreyn'de konuşlanmış durumda ve bölgede güçlü bir deniz gücü bulunduruyor. İran ise deniz mayınları, hızlı saldırı botları ve füzelerle boğazda asimetrik bir tehdit oluşturabiliyor.
Bölgesel olarak, İran'ın bu açıklaması, özellikle Körfez ülkeleri ve İsrail arasında endişeyle karşılandı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, uzun süredir İran'ın bölgesel yayılmacılığından şikayetçi. Bu ülkeler, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumunu destekliyor ancak olası bir çatışmanın bedelinden korkuyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı Asya ülkeleri, Hürmüz Boğazı'na bağımlı oldukları için İran'ın bu tehdidini yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere duyarlıdır. Boğazın kapatılması, küresel petrol fiyatlarını yükseltebilir ve Türkiye'nin cari açığını artırabilir. Ayrıca, Türkiye ile İran arasındaki ekonomik ilişkiler, özellikle doğalgaz alanında, bu gerilimden etkilenebilir. Türkiye, bölgede istikrarı savunurken, ABD ile İran arasındaki bir çatışmanın kendi güvenliğine de yansıyabileceğini hesaplamaktadır. Ankara, diplomatik çözüm çağrısında bulunarak hem Washington hem Tahran ile diyaloğunu sürdürmeye çalışacaktır.