İran'da, Devrim Muhafızları'nın kurucusu ve ülkenin ilk lideri Ruhullah Humeyni'nin ölüm yıldönümünde düzenlenen cenaze törenleri, gerçekte yaşayan bir figür olan Ali Hamaney'in katılımıyla başladı. Yetkililer, Tahran'da önümüzdeki üç gün boyunca 20 milyona kadar kişinin katılmasını bekliyor. Bu devasa kalabalık, İran'daki dini ve siyasi otoritenin halk nezdindeki etkisini gösteriyor. Törenler, başkent Tahran'ın yanı sıra Kum ve Meşhed gibi dini merkezlerde de eşzamanlı olarak düzenleniyor. Katılımcılar, siyah giysiler içinde Kuran okuyor ve İran bayrakları taşıyor. Devlet televizyonu, olayı canlı yayınlarla tüm ülkeye aktarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Humeyni ve İran İslam Cumhuriyeti'nin Kuruluşu
Ruhullah Humeyni, 1979 İran İslam Devrimi'nin lideri olarak, yüzyıllık Pehlevi hanedanını devirerek İran İslam Cumhuriyeti'ni kurdu. Onun liderliğinde İran, Batı karşıtı bir dış politika izledi ve Şii İslam'ı siyasi sistemin merkezine yerleştirdi. Humeyni'nin 1989'daki ölümünden sonra yerine Ali Hamaney geçti. Hamaney, otuz yılı aşkın süredir ülkenin en yüksek dini ve siyasi otoritesi olarak görev yapıyor. Her yıl düzenlenen anma törenleri, Humeyni'nin mirasını canlı tutmayı ve rejimin meşruiyetini pekiştirmeyi amaçlıyor.
Bu yılki törenler özellikle dikkat çekici çünkü İran, son yıllarda ciddi ekonomik zorluklar, yaptırımlar ve 2022'deki geniş çaplı protestolarla karşı karşıya kaldı. Rejim, halk desteğini göstermek için bu tür kitlesel etkinliklere önem veriyor. 20 milyon katılımcı beklentisi, resmi propagandanın bir parçası olsa da, yine de milyonlarca kişinin katılımı öngörülüyor. Törenlerde, Hamaney'in konuşması ve İslam Devrimi'nin ideallerine vurgu yapması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran'ın Nüfuz Mücadelesi
İran'ın bu kitlesel gösterisi, sadece iç politikaya değil, aynı zamanda bölgesel nüfuz mücadelesine de işaret ediyor. İran, Lübnan'daki Hizbullah, Suriye'deki Beşşar Esed rejimi, Yemen'deki Husiler ve Irak'taki Şii milis grupları üzerinden bölgesel bir etki ağı kurmuş durumda. Cenaze törenleri, bu grupların da katılımıyla uluslararası bir boyut kazanıyor.
Batılı ülkeler ve özellikle ABD, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle Tahran'a yaptırım uyguluyor. Bu törenler, İran'ın Batı karşısında dik duruşunu vurgulamak için bir fırsat. Ayrıca, Suudi Arabistan ile İran arasında Çin arabuluculuğunda 2023'te başlayan normalleşme süreci, bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Törenler, iki ülke arasındaki rekabetin sürdüğünü de gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu kitlesel gösteri, Türkiye için birkaç açıdan önemli. Birincisi, İran'da rejimin halk desteğini koruması, bölgesel istikrarı etkileyebilir. İran'da siyasi çalkantı, sığınmacı akını ve terör riski gibi sonuçlar doğurabilir. İkincisi, İran'la Türkiye arasındaki ticaret hacmi (yıllık yaklaşık 10 milyar dolar) ve enerji bağımlılığı (doğalgaz ithalatının yaklaşık %20'si İran'dan) düşünüldüğünde, Tahran'da istikrarın korunması Türkiye'nin ekonomik çıkarları için kritik. Üçüncüsü, iki ülke Suriye ve Irak'ta zaman zaman karşı karşıya gelse de, ortak PKK karşıtı tutum iş birliğini mümkün kılıyor. Bu nedenle, Ankara, Tahran'daki gelişmeleri yakından takip ediyor.