Uganda, 1976 Entebbe Operasyonu'nda hayatını kaybeden İsrail askeri Yonatan Netanyahu'nun bronz heykelini başkent Kampala yakınlarındaki Entebbe Havaalanı'nda görkemli bir törenle açtı. Açılış, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'nun katılımıyla gerçekleşti. Heykel, 4 Temmuz 1976'da Filistinli militanlar tarafından kaçırılan bir uçaktaki rehineleri kurtarmak için düzenlenen operasyonda ölen Yonatan Netanyahu'yu, kardeşi Binyamin Netanyahu'nun deyişiyle 'ulusal bir kahramanı' onurlandırıyor. Ancak bu anıt, hem Uganda'da hem de uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Entebbe Operasyonu, 27 Haziran 1976'da Tel Aviv'den Paris'e giden Air France uçağının Filistinli ve Alman militanlar tarafından kaçırılıp Entebbe'ye indirilmesinin ardından düzenlendi. İsrail, 4 Temmuz'da gerçekleştirdiği ani baskınla rehineleri kurtardı; ancak operasyonun komutanı Yarbay Yonatan Netanyahu, havaalanı terminalinde çıkan çatışmada öldü. Operasyon, İsrail'in askeri başarısı olarak tarihe geçti; ancak Uganda'nın dönemdeki lideri İdi Amin'in Filistinli militanlara desteği, bu olayı Doğu Afrika'da uzun süreli bir gerilim kaynağı haline getirdi.
Yonatan Netanyahu'nun heykelinin açılışı, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinin bir parçası olarak görülüyor. İsrail ve Uganda, 1994'te yeniden diplomatik ilişkiler kurmuş olsa da, son yıllarda savunma, tarım ve teknoloji alanlarında iş birliğini derinleştirdi. Uganda, ayrıca İsrail'in Doğu Afrika'daki stratejik ortaklarından biri haline geldi. Ancak bu heykel, Uganda hükümetinin İsrail yanlısı bir politika izlediği yönünde yorumlanırken, muhalifler bu adımı 'İsrail'in propagandasına alet olmak' olarak nitelendiriyor.
Uganda hükümeti, heykelin bir 'barış ve dostluk' sembolü olduğunu savunuyor. Devlet Başkanı Museveni törende yaptığı konuşmada, “Bu operasyon, uluslararası terörizmin sembolüydü ve İsrail'in kararlılığı, tüm dünyaya ilham verdi” ifadelerini kullandı. Öte yandan, heykelin açılışı, Uganda'nın muhalefet partilerinin yanı sıra bazı Müslüman kesimlerin de tepkisini çekti. Kampala Üniversitesi'nden siyaset bilimci Prof. Sabiiti Makara, “Bu heykel, Uganda'nın iç politikasında hükümetin İsrail ile kurduğu yakın ilişkileri simgeliyor; ancak halkın büyük bir kesimi, İsrail'in Filistin politikalarını eleştiriyor” diyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu açılış, Orta Doğu'da İsrail ile Arap ve Müslüman ülkeler arasındaki gerilimin yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail, Filistin topraklarındaki işgal politikaları nedeniyle uluslararası kamuoyunda sıklıkla eleştirilirken, Uganda'nın böyle bir anıtı dikmesi, İsrail'in Afrika'daki nüfuzunu genişletme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail, son yıllarda Afrika ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Özellikle 2017'de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Uganda'yı ziyareti, iki ülke arasındaki iş birliğinin yeni bir ivme kazanmasını sağladı.
Bölgesel olarak, Uganda'nın bu hamlesi, Müslüman nüfusu yoğun olan komşu ülkelerde (örneğin Kenya, Tanzanya) ve Orta Doğu'da (örneğin İran, Türkiye) olumsuz karşılanabilir. Ayrıca, Filistin yönetimi ve Hamas, heykelin açılışını kınayarak, bunun 'işgalcinin suçlarının meşrulaştırılması' olduğunu ifade etti. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, “Bu heykel, Uganda halkının ve Arap dünyasının hislerine ters düşen bir adımdır” denildi.
Öte yandan, İsrail için bu, uluslararası alanda bir prestij kazanımı anlamına geliyor. İsrail Basın Ofisi'nden yapılan açıklamada, “Yonatan Netanyahu'nun kahramanlığı, bugün dünyada terörizmle mücadelenin sembolü olmaya devam ediyor. Uganda'nın bu jesti, iki ülke arasındaki dostluğun ve ortak değerlerin bir göstergesidir” ifadelerine yer verildi. Uzmanlar, bu heykelin açılışının, İsrail'in Afrika'daki imajını güçlendirmeyi ve potansiyel müttefikler kazanmayı amaçladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle bilinen bir ülke olarak, Uganda'nın bu hamlesini endişeyle karşılayabilir. Ankara, İsrail'in Filistin politikalarını uluslararası platformlarda sert bir dille eleştirmekte ve Kudüs'ün statüsü konusunda net bir duruş sergilemektedir. Bu gelişme, İsrail'in Afrika'da artan nüfuzunun bir yansıması olarak Türkiye'nin Afrika açılımı politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini genişletirken, İsrail'in de bölgede benzer adımlar atması, iki ülke arasındaki rekabeti derinleştirebilir. Ancak Türkiye'nin bu konudaki resmi bir açıklaması bulunmuyor; ancak Dışişleri Bakanlığı'nın, Filistin yönetiminin kınamasına destek vererek sürece dahil olması beklenebilir.