Bir gün önce İran’daki savaş riskinin azaldığına dair bir yatırım çağrısı yapan BCA Research stratejisti Marko Papic, Donald Trump’ın “İran savaşı yeniden başladı” çıkışıyla önerisini zararla kapatmak zorunda kaldı. ABD Başkanı’nın Tahran yönetimine yönelik yeni tehditleri, küresel piyasalarda İran’a bağlı jeopolitik risklerin yeniden fiyatlanmasına neden oldu. Petrol fiyatlarında hızlı yükseliş, güvenli liman talebinde artış ve gelişmekte olan piyasalarda satış dalgası gözlenirken, yatırımcılar Ortadoğu’daki belirsizliğin bir süre daha devam edeceğini kabullenmeye başladı.
Trump’ın söylemi piyasaları alt üst etti
Olayın başlangıcı, BCA Research’ün kıdemli küresel stratejisti Marko Papic’in yayımladığı bir yatırım notunda Ortadoğu’daki gerginliğin azaldığı ve İran riskinin fiyatlanmaması gerektiği yönündeydi. Bu not, özellikle son haftalarda İran ile ABD arasında yaşanan diplomatik temaslar ve dolaylı müzakerelerin umut verici sinyaller vermesine dayanıyordu. Papic, bu strateji kapsamında belirli varlıklarda pozisyon alınmasını önermişti.
Ancak Trump’ın ertesi gün yaptığı açıklamada “Savaş yeniden başladı. İran rejimi asla nükleer silah sahibi olmayacak” ifadelerini kullanması, tam tersi bir dinamik yarattı. Bu sözler, ABD’nin İran’a yönelik askeri seçenekleri de masada tuttuğu şeklinde yorumlandı. Haftalar süren göreceli sakinlik, bir anda yerini tansiyonun yeniden yükselmesine bıraktı.
Petrol fiyatları ve gelişen piyasalar üzerindeki etki
Trump’ın açıklamalarının ardından Brent petrol varil fiyatı yüzde 3’ün üzerinde artarak 86 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, bu yükselişin İran petrol ihracatını daha da aşağı çekebilecek yaptırımların sinyalini verdiğini belirtiyor. Ayrıca Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi bölge ekonomileri, artan jeopolitik risk priminden olumsuz etkilendi. Dolar/TL’de yukarı yönlü hareket gözlenirken, borsada satış baskısı arttı.
BNP Paribas stratejistleri, “Trump’ın İran’a yönelik yeni tehditleri, yatırımcıların Ortadoğu’da barış umutlarını ikinci plana atmalarına yol açtı. Piyasalar şimdi İran’ın olası misilleme senaryolarını fiyatlamaya çalışıyor” dedi. Bölgedeki askeri hareketlilik ve Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki saldırıları da bu endişeleri pekiştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmanması, Türkiye’yi jeopolitik ve ekonomik olarak doğrudan etkiliyor. Artan petrol fiyatları, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını yükseltirken, cari açık üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca bölgesel istikrarsızlık, Türkiye’nin İran ve Irak ile olan ticaretini zora sokabilir. Diplomatik cephede ise Ankara, hem Washington hem Tahran ile ilişkilerini dengelemek zorunda. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oynadığı arabulucu rolünün benzer bir şekilde İran-ABD hattında da gündeme gelmesi mümkün. Ancak artan enerji maliyetleri ve döviz kuru baskısı, kısa vadede ekonominin kırılganlığını artırıyor.