Küresel piyasalar, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin yumuşamasıyla yeni haftaya olumlu bir başlangıç yapıyor. İran ile İsrail arasındaki gerilimin azalması, petrol fiyatlarında düşüşe neden olurken, borsa vadeli işlemleri yükselişe geçti. FTSE 100 endeksi vadeli işlemleri yüzde 0,5 artışla 8.200 puanın üzerine çıkarken, ABD borsaları da güne artıda başlamaya hazırlanıyor. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin hafiflemesiyle dikkatlerini yeniden ekonomik verilere ve merkez bankalarının para politikalarına çeviriyor.
Gelişmenin arka planı
Hafta sonunda İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail ile doğrudan bir çatışmaya girmek istemediklerini ancak meşru müdafaa haklarını saklı tuttuklarını açıkladı. Bu açıklama, bölgede büyük bir savaşın eşiğinden dönüldüğü şeklinde yorumlandı. İsrail'in geçtiğimiz hafta İran'ın Natanz nükleer tesisine yönelik düzenlediği saldırıya yanıt olarak gerilim tırmanmış, ancak tarafların ölçülü mesajları piyasalarda rahatlama yarattı.
Petrol fiyatları bu gelişmeyle birlikte haftanın ilk işlem gününde yüzde 2'ye varan düşüş kaydetti. Brent petrol varil başına 82 dolara gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesine indi. Analistlere göre, arz tarafında henüz bir kesinti yaşanmaması ve üretim artışı beklentileri fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca OPEC+'ın önümüzdeki dönemde üretim kısıtlamalarını kademeli olarak kaldırabileceği konuşuluyor.
Jeopolitik risklerin azalması, yatırımcıların güvenli liman varlıklarından çıkışına da yol açtı. Altının onsu 2.030 dolara gerilerken, ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,2 seviyelerinde dengelendi. Dolar endeksi ise hafif değer kaybederek 103,5 seviyesine indi. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimlerinin rahatlamasına yardımcı oldu.
Bölgesel veya küresel boyut
Orta Doğu'daki bu yumuşama, küresel büyümeye ilişkin endişeleri bir nebze hafifletiyor. Enerji fiyatlarının düşmesi, enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için olumlu bir sinyal olarak görülüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, faiz indirimleri konusunda temkinli bir yaklaşım sergilerken, düşen enerji maliyetleri bu yönde daha fazla alan açabilir.
Piyasaların gündeminde bu hafta yoğun bir veri takvimi var. ABD'de açıklanacak TÜFE verileri ve Avrupa'da imalat PMI endeksleri, merkez bankalarının gelecek adımlarına ışık tutacak. Ayrıca Çin'in ekonomik teşvik paketleri ve küresel ticaret hacmindeki toparlanma, büyüme beklentilerini destekleyen diğer faktörler arasında.
Analistler, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekerek, İran-ABD görüşmelerinin ve bölgedeki alt kilometre taşlarının yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu tür gelişmeler, enerji fiyatlarında yeniden oynaklığa neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile İsrail arasındaki gerilimin azalması, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme. Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonist baskıları hafifletme potansiyeli taşıyor. Enerji maliyetlerinin düşmesi, ithalat faturasını azaltarak Türk lirası üzerindeki yükü hafifletebilir. Ayrıca, bölgedeki olası bir çatışmanın Türkiye'nin güvenlik çevresini doğrudan etkileyeceği düşünüldüğünde, gerilimin yumuşaması Ankara için diplomatik rahatlama anlamına geliyor. Piyasaların bu yöndeki fiyatlamaları, Türkiye'nin risk priminde de iyileşmeye işaret ediyor. Ancak kalıcı istikrar için bölgesel dinamiklerin yakından takip edilmesi gerekiyor.