İran hükümeti, yabancı medya kuruluşları veya yetkililer tarafından "düşmanca" olarak nitelendirilen medya profesyonelleriyle konuşan kişileri ağır şekilde cezalandıracak bir yasa tasarısının ilk taslağını onayladı. Tasarı yasalaşırsa, söz konusu kişiler 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek. Bu adım, İran'ın başta internet ve medya olmak üzere bilgi akışına yönelik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi.
Yasa Tasarısının Kapsamı ve Cezalar
İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre, tasarı ülke içindeki bireylerin "yabancı medya kuruluşları, ajanslar, ağlar veya profesyonel medya kişileriyle" temas kurmasını yasaklıyor. Tasarıda "düşmanca" ifadesi, İran devletine karşı faaliyet yürüttüğü değerlendirilen tüm yabancı medya organlarını kapsayacak şekilde tanımlanıyor. Metin, bu tür temaslarda bulunanlara verilecek cezaları 30 yıla kadar hapis olarak belirliyor. Ayrıca, söz konusu kişilerin mal varlıklarına el konulması ve seyahat yasakları gibi ek yaptırımlar da öngörülüyor.
Tasarının yasalaşması için önce İran Parlamentosu'nda (Meclis) onaylanması, ardından Anayasa Koruyucular Konseyi tarafından incelenmesi gerekiyor. Süreç, dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in onayıyla sonuçlanacak. Şu ana kadar tasarının meclisteki görüşmelerine ilişkin bir takvim açıklanmadı.
İran'da Medya ve İnternet Baskısı
İran, son yıllarda yabancı medyaya erişimi kısıtlamak için çeşitli adımlar attı. Ülkede Twitter, Facebook, Telegram ve YouTube gibi platformlar hâlihazırda yasaklı. Ancak birçok İranlı, VPN gibi araçlarla bu engelleri aşmaya çalışıyor. Yetkililer, "düşmanca" medya olarak tanımladıkları BBC Farsça, Amerikanın Sesi (VOA) Farsça, Radio Farda gibi kuruluşları sık sık hedef alıyor ve bu kuruluşlarla işbirliği yapanlara yönelik tutuklamalar gerçekleştiriyor.
Bu yasa tasarısı, İran'ın 2019'da internet erişimini tamamen kesmesi ve 2022'de Mahsa Amini protestoları sırasında sosyal medyayı kısıtlaması gibi olayların ardından geldi. İranlı yetkililer, yabancı medyanın "ülke güvenliğini tehdit ettiğini" ve "halkı yanlış yönlendirdiğini" savunuyor. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları ise İran'ı dünyanın en baskıcı medya ortamlarından birine sahip olmakla eleştiriyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2023 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde İran, 180 ülke arasında 177. sırada yer aldı.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Boyut
Tasarı henüz yasalaşmamış olsa da uluslararası kamuoyunda endişe yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "İran halkının özgür bilgiye erişimini engelleyen bu tür yasalar kabul edilemez" dedi. Avrupa Birliği de konuyu yakından takip ettiğini açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), tasarının "ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı" olduğunu belirtti.
Bölgesel olarak, İran'ın bu hamlesi komşularıyla ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, Irak, Azerbaycan gibi ülkelerde İran'a yönelik muhalif medya kuruluşları faaliyet gösteriyor. Tasarı, bu ülkelerde yaşayan İranlı muhaliflerin veya gazetecilerin İran'a seyahat etmeleri durumunda ciddi risk altına girmesine yol açabilir. Ayrıca, İran'ın yabancı medyayla teması suç sayması, ülke içindeki gazetecilik faaliyetlerini daha da zorlaştırarak bilgi akışını kısıtlayacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın yabancı medyayla teması 30 yıla kadar hapisle cezalandıran yasa tasarısı, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek sonuçlar barındırıyor. Türkiye'de yaşayan İranlı muhalifler, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşları, İran'a seyahat ettiklerinde veya aileleriyle iletişim kurduklarında ciddi risk altına girebilir. Ayrıca, Türkiye merkezli bazı medya kuruluşları İran tarafından "düşmanca" olarak nitelendirilebilir ve bu kuruluşlarla temas eden İran vatandaşları cezalandırılabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insan hakları politikaları açısından endişe verici. Türk dış politikası, komşusu İran ile ilişkilerinde dengeyi korumaya çalışırken, bu tür baskıcı uygulamalar ikili ilişkilerde gerilim yaratabilir. Türkiye'nin insan hakları ve basın özgürlüğü konusundaki hassasiyeti, İran'a yönelik eleştirilerini artırabilir.