İran, yıllardır yaptırımlar nedeniyle yurt dışında dondurulmuş olan yaklaşık 6 milyar dolarlık varlığına kavuşmak üzere ABD ile geçici bir anlaşmaya vardı. Trump yönetimi ile Tahran arasında dolaylı yollardan yürütülen görüşmeler sonucunda Katar'da bloke edilen fonların aşamalı olarak serbest bırakılması kararlaştırıldı. Söz konusu kaynaklar yalnızca insani amaçlı ticari ürünler, özellikle Amerikan yapımı gıda, ilaç ve tıbbi malzeme alımında kullanılabilecek. Bu adım, iki ülke arasındaki nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına zemin hazırlarken, İran ekonomisine de kısa vadeli bir rahatlama sağlaması bekleniyor.
Anlaşmanın arka planı ve mekanizması
İran'ın yurt dışındaki varlıkları, özellikle petrol ihracatı karşılığında biriken 6 milyar dolar, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından dondurulmuştu. Bu fonlar Güney Kore ve Irak gibi ülkelerde İran Merkez Bankası adına tutuluyordu ancak yaptırımlar nedeniyle kullanılamıyordu. Anlaşma uyarınca, bu meblağ Katar'a transfer edilecek ve ardından belirli bir takvime göre serbest bırakılacak.
İlk aşamada 1 milyar doların hemen serbest kalması, kalan miktarın ise altı ay içinde taksitler halinde İran'a aktarılması planlanıyor. Ancak para doğrudan Tahran yönetimine verilmeyecek; bunun yerine, İran'ın onayladığı Amerikan ürünlerini satan şirketlere ödeme yapılması için Katar'daki bir banka hesabında tutulacak. Bu mekanizma, Trump yönetiminin İran'ın parayı askeri amaçlar için kullanmayacağına dair güvence istemesi nedeniyle tercih edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, ABD ile İran arasında son yıllarda yaşanan en önemli diplomatik diyalog adımı olarak değerlendiriliyor. İran'ın artan uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü gerilimler göz önüne alındığında, bu tür bir ekonomik iş birliğinin daha geniş bir anlaşmanın habercisi olabileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler, İran'ın eline geçecek kaynakların bölgedeki istikrarsızlığı artırabileceği endişesiyle anlaşmaya temkinli yaklaşıyor.
Küresel petrol piyasaları da anlaşmaya olumlu tepki verdi. İran'ın dünya petrol arzına daha fazla katkıda bulunabileceği beklentisiyle ham petrol fiyatlarında hafif bir düşüş yaşandı. Ancak uzmanlar, esas etkinin İran'ın nükleer programının sınırlandırılması karşılığında yaptırımların kaldırılmasıyla görülebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki bu anlaşmayı yakından takip ediyor. Tahran'ın ekonomik olarak rahatlaması, Türkiye-İran ticaret hacmine kısa vadede olumlu yansıyabilir. Özellikle doğalgaz ve petrol ithalatında İran'a bağımlı olan Türkiye, dondurulmuş fonların çözülmesiyle birlikte enerji ödemelerinde daha esnek bir döneme girebilir. Ayrıca, İran'ın uluslararası piyasalara entegrasyonu, Türk şirketlerinin İran pazarındaki faaliyetlerini artırabilir. Ancak bu sürecin Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde yeni bir denge unsuru oluşturabileceği, özellikle İran'a yönelik ikincil yaptırımlar konusunda dikkatli olunması gerektiği unutulmamalıdır.