İran'da 1989'dan bu yana ülkenin en üst dini ve siyasi makamı olan Dini Lider Ali Hamaney'in cenaze töreni, başkent Tahran'da düzenlenen büyük bir merasimle başladı. Yüz binlerce İranlı, Hamaney'in naaşının önünde saf tutarken, kalabalıktan ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik tehditler yükseldi. Törenin yapıldığı alanda toplanan halk, "Ölüm Amerika'ya" ve "Trump'a lanet olsun" sloganları atarken, bazı gruplar Hamaney'in yerine geçecek yeni dini liderin belirlenmesi sürecine odaklanmış durumda. Hamaney'in 1 Ağustos 1977'de başlayan ve 2 Ağustos 2025'te sona eren dini liderlik dönemi, İran'ın 1979 Devrimi'nden sonraki en uzun iktidar dönemi olarak tarihe geçti. Ölüm nedeni henüz resmi olarak açıklanmazken, devlet medyası geçtiğimiz haftalarda sağlık durumunun ciddi olduğunu doğrulamıştı.
Trump'ın "Tek Atış" Çıkışı ve Bölgesel Gerilim
ABD Başkanı Donald Trump, Hamaney'in ölümünün ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Eğer bir atış yapsaydık, tüm rejim liderlerini saf dışı bırakabilirdik" ifadelerini kullandı. Bu sözler, İran kamuoyunda büyük öfkeye yol açarken, Tahran yönetimi Trump'ı savaş kışkırtıcılığıyla suçladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, "ABD Başkanı'nın bu açıklamaları, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. İran, egemenliğine yönelik her türlü tehdide karşılık verme hakkını saklı tutar" dedi. Öte yandan, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) yüksek alarm durumuna geçerken, Basra Körfezi'nde ABD donanmasına ait gemilere yönelik taciz hadiselerinin arttığı bildiriliyor. Uzmanlar, Hamaney'in ölümünün bölgedeki güç dengelerini değiştirebileceğini ve İran ile ABD arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da karmaşık hale getirebileceğini belirtiyor.
Humeyni Sonrası İran: Yeni Lider Arayışı ve İç Siyaset
Gözler şimdi, Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Uzmanlar Meclisi'nin Hamaney'in halefini belirlemek üzere yapacağı toplantılara çevrilmiş durumda. İran yasalarına göre, dini liderin ölümünün ardından 50 gün içinde yeni lider seçilmesi gerekiyor. En güçlü adaylar arasında Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney ile mevcut Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi gösteriliyor. Ancak Reisi'nin de Hamaney'le aynı dönemde sağlık sorunları yaşadığı ve bu nedenle adaylığının zayıfladığı iddia ediliyor. Süreç boyunca İran'da güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarılırken, muhafazakar kanat ile reformistler arasında güç mücadelesi yaşanıyor. Reformistler, Hamaney'in katı dini ve siyasi çizgisinin terk edilmesi gerektiğini savunurken, muhafazakarlar devrim değerlerine bağlılık çağrısı yapıyor. Bu iç tartışmalar, İran'ın nükleer programı, bölgesel politikaları ve Batı ile ilişkilerinde önemli değişikliklere yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki dini lider değişimi, Türkiye'nin doğu sınırında stratejik bir komşuda yaşanan en kritik siyasi dönüşümlerden biridir. Türkiye, İran ile ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında derin bağlara sahiptir. Hamaney sonrası İran'da istikrarın bozulması, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek sığınmacı akınları, terör riskinin artması ve enerji tedarikinde kesintiler gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, ABD ile gerilimin tırmanması halinde Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığı ve NATO yükümlülükleri daha karmaşık bir hal alabilir. Türkiye, bu süreçte hem İran'la diyaloğu sürdürmeli hem de ABD/İsrail ekseninde olası bir askeri çatışmada arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olmalıdır. Öte yandan, İran'ın iç siyasetindeki dönüşüm, Türkiye'nin bölgesel nüfuz mücadelesinde yeni fırsatlar veya riskler yaratabilir.