İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (IRGC) üst düzey bir general, ülkesinin tüm askeri kabiliyetlerini henüz ortaya koymadığını ve ABD ile NATO'ya karşı doğrudan bir çatışmaya hazır olduğunu söyledi. Açıklama, Tahran'ın geçtiğimiz Pazartesi günü Washington ile yürüttüğü dolaylı müzakereleri askıya almasının hemen ardından geldi. İran'daki sertlik yanlılarının bu kararın arkasındaki ana güç olduğu belirtilirken, bu grubun geçici IRGC komutanı Tuğgeneral Ahmed Vahidi'yle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Gelişmenin arka planı
IRGC'ye bağlı haber ajansı Tasnim'e konuşan general, "İran'ın elinde daha birçok koz var ve bunları henüz masaya koymadık. Amerika ve müttefikleri, tüm gücümüzü görmediler" dedi. General, adının açıklanmasını istemezken, bu ifadeler İran'ın nükleer müzakerelerde elini güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların Tahran'ın müzakere masasındaki pozisyonunu tahkim etmeye yönelik olduğunu ancak aynı zamanda tırmanma riski taşıdığını belirtiyor.
Pazartesi günü askıya alınan müzakereler, İran'ın nükleer programı ve uluslararası yaptırımların hafifletilmesi konularını kapsıyordu. İran Dışişleri Bakanlığı, "teknik sebepler" gerekçesiyle müzakereleri durdurduğunu açıklasa da, gözlemciler bu hamlenin IRGC içindeki sertlik yanlılarının baskısı sonucu geldiğini düşünüyor. Geçici komutan Vahidi, reformist kanada karşı duruşuyla tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Vahidi'nin, eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi döneminde de etkili olduğu ve nükleer dosyada tavizsiz bir çizgi izlenmesini savunduğu biliniyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İran'ın bu son çıkışı, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) daha önce yaptığı açıklamada, İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesinin bölgesel güvenlik için tehdit oluşturduğunu vurgulamıştı. IRGC'nin bu açıklaması, özellikle Basra Körfezi'ndeki gerginliği artırabilir. Geçtiğimiz haftalarda İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bazı ticari gemilere el koyması, uluslararası deniz ticaretini etkilemiş ve ABD'nin bölgeye savaş gemisi takviyesi yapmasına yol açmıştı.
Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yaptırımları hafifletme girişimleri sürerken, Batılı ülkeler İran'ın nükleer programının barışçıl olmadığı endişesini taşıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın müzakere masasına dönmesi gerektiği belirtildi. Fransa ve Almanya ise İran'ı nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için yapıcı adımlar atmaya çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki bu gerginlik, Türkiye'nin doğu sınırında istikrarsızlık riskini artırıyor. Ankara, Tahran'la enerji ve ticaret başta olmak üzere önemli ekonomik bağlara sahip. Olası bir kriz, Türkiye'nin İran'a yönelik yaptırımlara uymak zorunda kalmasına veya enerji arzında kesintiye yol açabilir. Ayrıca Irak ve Suriye'de İran destekli grupların varlığı, bölgesel dengeleri etkileyebilir. Türkiye'nin bir yandan NATO yükümlülükleri, diğer yandan komşusuyla iyi ilişkilerini sürdürme çabası, bu süreçte hassas bir denge politikası izlemesini gerektiriyor.