İran Devrim Muhafızları, ABD'nin olası bir saldırısı durumunda yeni hedefleri yeni silahlarla vuracaklarını ve "uzun süreli bir savaşa" hazır olduklarını duyurdu. İran ordusunun ideolojik kolu olan Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklama, bölgede artan gerilimin son yansıması oldu. ABD yönetimi ise İran'ın bölgedeki Amerikan güçlerine saldırı planladığını öne sürüyor.
Gelişmenin arka planı
Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü komutanı General İsmail Kaani, yaptığı yazılı açıklamada, "Düşmanın herhangi bir hatası, İran'ın yeni silah sistemleriyle yeni hedefleri vurmasına yol açacaktır. Uzun süreli bir savaşa hazırız" ifadelerini kullandı. Kaani, bu savaşın bölgeyi ve dünyayı etkileyeceğini savundu.
Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırdığı ve Körfez'de askeri varlığını artırdığı bir dönemde geldi. Son haftalarda İran'a ait insansız hava araçlarının ve hızlı botlarının Basra Körfezi'nde ABD donanmasına ait gemilere yaklaşması tansiyonu yükseltmişti. Ayrıca İran, nükleer programını hızlandırdığı yönündeki iddiaları reddederken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Devrim Muhafızları, İran'ın en güçlü askeri ve istihbarat örgütü olarak biliniyor. Doğrudan dini lider Ayetullah Ali Hamaney'e bağlı olan bu yapı, ülkenin füze programından ve bölgesel milis güçlerinden sorumlu. ABD, Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak tanımlıyor. İran ise bu örgütü meşru savunma gücü olarak görüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İran ile ABD arasındaki gerilim, 2018'de Washington'ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden bu yana istikrarlı şekilde arttı. Tahran yönetimi, anlaşmanın diğer taraflarını yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor ve uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a kadar çıkardı. Uzmanlar, bu seviyenin silah üretimi için gereken yüzde 90'a çok yakın olduğunu belirtiyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), geçtiğimiz aylarda İran'a bağlı grupların Irak ve Suriye'deki Amerikan üslerine yönelik saldırılarını rapor etmişti. Bu saldırılarda zaman zaman Amerikan askerleri yaralandı. Washington, saldırıların arkasında İran'ın olduğunu savunuyor. Tahran ise bu suçlamaları reddediyor.
İran'ın yeni silah sistemleri konusundaki iddiaları, ülkenin son yıllarda geliştirdiği balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçlarına işaret ediyor. Tahran, özellikle "Hoveyze" ve "Şahin" gibi uzun menzilli füzelerini tanıtmıştı. Ayrıca İran, Rusya'ya insansız hava aracı tedarik etmekle suçlanıyor. Bu durum, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile İran arasındaki gerilimi daha da artırdı.
Uzmanlara göre, ABD ve İran arasında doğrudan bir çatışma riski şu an için düşük görünüyor. Ancak her iki tarafın da birbirine yönelik sert açıklamaları, yanlış hesaplama riskini beraberinde getiriyor. Bölgede İsrail'in de İran'a yönelik gizli operasyonlar düzenlediği biliniyor. İsrail, İran'ın nükleer tesislerini vurma tehdidini sık sık dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran'a komşu bir ülke olarak olası bir çatışmada sınır güvenliği, mülteci akını ve enerji arz güvenliği riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal ediyor ve bu hat, ülkenin enerji güvenliğinde kritik bir rol oynuyor. Ayrıca Türkiye, bölgede istikrarın korunması için diplomatik çözümlerden yana olduğunu sık sık vurguluyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde Boğazlar'daki askeri hareketlilik de Türkiye'nin tarafsızlığını korumasını gerektiriyor. Olası bir savaş, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi dengelerini zorlayabilir.