İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, yaptığı açıklamada bölge ülkelerinin ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Tahran yönetimi, son haftalarda artan ABD-İsrail ortak askeri tatbikatları ve İran'a yönelik yaptırım tehditlerine karşı diplomatik bir hamleyle bölgesel dayanışma çağrısı yapıyor. Abdullahiyan, "Bölge halklarının güvenliği bizim için önceliklidir. Hiçbir ülke dış güçlerin oyuncağı olmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İsrail, son dönemde İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçleri nedeniyle Tahran'a yönelik baskıyı artırmış durumda. Washington, İran'ın Yemen'deki Husilere ve Lübnan'daki Hizbullah'a verdiği desteği kesmesini talep ederken, Tel Aviv ise Suriye'de İran destekli milislere yönelik hava saldırılarını sıklaştırdı. İran ise bu hamlelere karşılık olarak bölge ülkelerini ABD-İsrail ittifakına karşı ortak bir duruş sergilemeye çağırıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin bu çağrıya nasıl yanıt vereceği merak ediliyor.
İran Dışişleri Bakanı, ayrıca İsrail'in Filistin topraklarındaki işgal politikalarına da değinerek, "Filistin halkının hakları görmezden gelinemez. Bölge ülkeleri bu zulme karşı sesini yükseltmelidir" dedi. Tahran, uzun süredir İsrail'e karşı direniş ekseninin bir parçası olarak Hamas ve İslami Cihat gibi Filistinli gruplara destek veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik artan baskısı, Ortadoğu'da yeni bir gerginlik dalgasına yol açabilir. Uzmanlar, Tahran'ın bölge ülkelerine yaptığı çağrının, özellikle Körfez ülkeleri ile ilişkileri normalleştirme çabalarına paralel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve İran arasında Çin arabuluculuğunda varılan uzlaşı, bölgesel dengeleri değiştirmiş durumda. Ancak İsrail ile yakınlaşan BAE ve Bahreyn gibi ülkeler, İran'ın çağrısına temkinli yaklaşabilir.
Öte yandan, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İran'la nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için çaba gösterirken, Kongre'deki bazı isimler daha sert yaptırımlar talep ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İran'ın nükleer silah elde etmesine izin vermeyeceklerini defalarca vurguladı. Bu durum, bölgede bir askeri çatışma riskini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın bu çağrısı, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Ankara, bir yandan NATO müttefiki olarak ABD ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, diğer yandan İran ve Rusya ile enerji ve güvenlik alanında işbirliğini sürdürüyor. Türkiye'nin İran'a yönelik yaptırımlara katılıp katılmayacağı veya bölgesel bir arabuluculuk rolü üstlenip üstlenmeyeceği merak ediliyor. Ayrıca, İsrail ile ticari ilişkileri ve Filistin meselesindeki duruşu da Türkiye'nin bu krizde nasıl bir pozisyon alacağını etkileyecek. Türkiye'nin, İran'ın çağrısına mesafeli yaklaşması ancak bölgesel istikrarı korumak için diyaloğu teşvik etmesi beklenebilir.