İran Dışişleri Bakanlığı, Pazar günü yaptığı açıklamada ABD ile barış görüşmelerinin “hiçbir anlamı kalmadığını” belirterek, Washington’un taahhütlerini yerine getirmediğini ve bu durumun Donald Trump’ın kısa süre içinde imzalanacağını iddia ettiği anlaşmayı tehlikeye attığını duyurdu. Bu açıklama, Beyrut’un güneyinde İsrail tarafından gerçekleştirilen ve Hizbullah’a ait olduğu belirtilen bir hedefi vuran saldırının hemen ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
İran’ın bu sert çıkışı, uzun süredir devam eden dolaylı müzakerelerin tıkanma noktasına geldiğini gösteriyor. Tahran yönetimi, ABD’nin özellikle Suriye ve Irak’taki varlığına ve yaptırımlara yönelik tutumunu eleştiriyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin nükleer anlaşmaya dönüş konusunda samimi olmadığını ve mevcut koşullar altında diyaloğun fayda sağlamayacağını vurguladı.
Beyrut saldırısı, İran destekli Hizbullah’ın varlığına doğrudan bir darbe olarak görülüyor. İsrail, Hizbullah’ın İran’dan sevk edilen hassas güdümlü füzeleri depoladığı bir tesisi hedef aldığını iddia ediyor. İran ise bu saldırıyı “terörist eylem” olarak nitelendirdi ve misilleme tehdidinde bulundu.
Bölgesel veya küresel boyut
İran-ABD geriliminin tırmanması, Ortadoğu’da dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor. Trump yönetimi, İran ile kapsamlı bir anlaşma imzalayarak nükleer programını sınırlamayı ve bölgesel istikrarı sağlamayı hedefliyordu. Ancak Beyrut saldırısı ve İran’ın tepkisi, bu çabaları baltalıyor. Uzmanlara göre İran, ABD’nin baskılarına boyun eğmeyeceğini ve müzakerelerde elini güçlü tutmak için askeri seçenekleri masada tutacağını göstermek istiyor.
Bölgedeki diğer aktörler, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, gelişmeleri endişeyle izliyor. İran’ın nükleer programındaki ilerleme ve bölgesel milisleri destekleme politikası, Körfez ülkeleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Öte yandan, Rusya ve Çin, İran’a diplomatik destek vererek ABD’nin yalnızlaşmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran-ABD geriliminde dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Beyrut saldırısı ve müzakerelerin durması, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. İran destekli grupların faaliyetleri, Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadelesi açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, ABD yaptırımlarının yeniden sıkılaşması, Türkiye’nin İran ile ticaretini ve enerji ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ankara, hem Washington hem de Tahran ile diyaloğu sürdürmeye çalışırken, bölgesel istikrarsızlığın kendi güvenliğine yansımaması için tedbir almak zorunda.