İran’ın öldürülen en yüksek dini ve siyasi lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreni bugün başladı. Cenaze alayı, başkent Tahran’dan Meşhed kentine doğru hareket ederken, yüzbinlerce İranlı sokaklara döküldü. Hamaney’in naaşı, hafta boyunca sürecek yas törenlerinin ardından Meşhed’deki İmam Rıza Türbesi’ne defnedilecek. Yetkililer, törenlere katılımın ülke tarihinin en büyük yas etkinliklerinden biri olduğunu belirtiyor.
Cenaze Töreni ve Yas Süreci
Tahran’dan başlayan cenaze alayı, başkentteki Üniversite Caddesi ve Azadi Meydanı gibi sembolik noktalardan geçti. Kalabalık, Hamaney’in posterlerini taşıyarak ve gözyaşları içinde sloganlar attı. Cenaze namazı, İran’ın geçici Cumhurbaşkanı Muhammed Muhbir tarafından kıldırıldı. Tören, devlet televizyonundan canlı yayınlandı. Güvenlik güçleri, olası izdiham ve saldırılara karşı geniş çaplı önlemler aldı.
Hamaney’in ölümü, 21 Eylül 2024 tarihinde Tahran yakınlarında düzenlenen ve DAEŞ tarafından üstlenilmeyen bir suikast sonucu gerçekleşti. Saldırıda Hamaney’in yanı sıra üç koruması ve iki sivil hayatını kaybetti. İran yönetimi, saldırının arkasında İsrail ve ABD’nin olduğunu iddia ederken, bu iddialar henüz kanıtlanmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney’in ölümü, bölgedeki dengeleri sarsacak nitelikte. İran’da halefiyet krizi yaşanırken, ülkenin dini liderlik makamına kimin geçeceği belirsizliğini koruyor. Geçici Cumhurbaşkanı Muhbir’in yönetiminde toplanan Uzmanlar Meclisi, yeni lideri belirlemek için bir hafta içinde toplanacak. İran’ın nükleer programı, vekil güçler aracılığıyla bölgesel etkisi ve İsrail ile gerginliği, toplumda kaygı yaratıyor.
Uluslararası toplum, Hamaney’in ölümünü derin bir endişeyle karşıladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, “bölgesel istikrarın korunması” çağrısı yaparken, Avrupa Birliği tüm taraflara itidal çağrısında bulundu. Suudi Arabistan ise İran’da geçiş sürecinin barışçıl olmasını diledi. İsrail ordusu, kuzey sınırında alarm durumuna geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin İran ve bölge politikası açısından kritik önem taşıyor. İran’da yaşanacak olası bir istikrarsızlık, Türkiye’nin güneydoğusundaki sınır güvenliğini ve Irak ile Suriye’deki dengeleri etkileyebilir. Ayrıca Ankara, İran’ın enerji kaynaklarına erişimi ve bölgesel ticaret yolları (örneğin Zengezur Koridoru) konusunda yeni bir durumla karşı karşıya. Türkiye, dostane ilişkiler sürdürmek ve olası bir sığınmacı akınına karşı hazırlıklı olmak zorunda. Bu nedenle, Ankara’nın hem İran’daki yeni yönetimle diyalog kanallarını açık tutması hem de bölgesel gerginlikleri azaltıcı adımlar atması bekleniyor.