Financial Times'ın Çarşamba günü yayımladığı habere göre, İran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı tırmandırması durumunda çatışmayı Orta Doğu'nun ötesine taşıma seçeneklerini değerlendiriyor ve bu kapsamda Avrupa'daki ABD askeri hedeflerine saldırı ihtimalini masaya yatırıyor.
Gelişmenin arka planı
İran hükümetine yakın iki kaynağa dayandırılan haberde, Tahran yönetiminin özellikle Avrupa'da konuşlu ABD askeri üslerini ve radar sistemlerini hedef alabileceği belirtiliyor. Bu planın, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırısına karşılık olarak devreye sokulabileceği ifade ediliyor. Kaynaklar, İran'ın misilleme kapasitesini genişletme arayışında olduğunu ve bu kapsamda dolaylı yollardan ABD'nin Avrupa'daki varlığına zarar verebilecek senaryolar üzerinde çalıştığını aktarıyor.
Habere göre, İranlı yetkililer, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesi halinde ABD'nin İngiltere'deki RAF Lakenheath üssü, Almanya'daki Ramstein Hava Üssü ve İtalya'daki Aviano Hava Üssü gibi kritik tesislerin hedef listesinde olduğunu değerlendiriyor. Ancak bu iddialar resmi makamlarca doğrulanmış değil. Uzmanlar, İran'ın bu tür bir hamlesinin NATO'nun 5. maddesini tetikleyebileceği ve İran'ı uluslararası toplumda daha da yalnızlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak geçtiğimiz aylarda ABD'nin Avrupa Komutanlığı'nın (EUCOM) olası İran saldırılarına karşı savunma planlarını gözden geçirdiği ve bazı üslerde hava savunma sistemlerinin güçlendirildiği yönünde haberler basına yansımıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın Avrupa'ya yönelik tehdidi, ABD ile İran arasındaki gerginliğin ne kadar derinleşebileceğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Financial Times'a konuşan kaynaklar, İran'ın bu hamleyle ABD'yi caydırmayı ve savaşın bedelini tüm Avrupa'ya ödetmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak böyle bir adım, İran'ın kendi sınırları içinde de ağır sonuçlar doğurabilir; ABD'nin İran'ın askeri altyapısına yönelik kapsamlı bir saldırı başlatmasına gerekçe oluşturabilir.
Bu gelişme, Orta Doğu'daki mevcut krizin küresel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. İsrail ile Hamas arasındaki savaşın yanı sıra İran'ın bölgedeki vekil güçleriyle yaşanan çatışmalar, tansiyonu zaten yüksek tutuyor. Avrupa ülkeleri ise olası bir İran saldırısına karşı hazırlıklarını sürdürürken, diplomatik çözüm arayışları da devam ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un, Tahran'ı gerilimi artırmaması konusunda uyardığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve NATO üyeliği nedeniyle bu gelişmeden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin güvenlik risklerini artırabilir; özellikle İran sınırında yeni bir göç dalgası ve terör tehdidi oluşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İncirlik ve Kürecik gibi üslerinde konuşlu ABD askeri varlığı, İran'ın misilleme hedefi haline gelebilir. Bu durum, Türkiye'nin hem NATO müttefiki olarak ittifak dayanışmasını hem de İran ile olan karmaşık ilişkilerini dengelemesini gerektiriyor. Türk yönetimi, bölgede istikrarın korunması ve diplomasinin ön plana çıkarılması yönünde çağrılarını sürdürürken, ulusal güvenlik önlemlerini de gözden geçirmek durumunda.