Eski Meta mühendisi Arturo Bejar, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in çocuk güvenliği konusundaki endişeler hakkında yalan söylediğini ve şirketin ürünlerinin çocuklara zarar verebileceğini uzun süredir bildiğini açıkladı. Bejar, 2019'dan 2021'e kadar Meta'da çalışan bir mühendis olarak, şirketin iç araştırmalarının Instagram ve Facebook'un genç kullanıcılar üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyduğunu ancak bu bulguların kamuoyuyla paylaşılmadığını belirtti. Bu ifşaat, teknoloji devlerinin çocuk güvenliği konusundaki sorumluluklarını yeniden gündeme getirirken, Meta'nın yasal süreçlerle karşı karşıya kalmasına yol açtı.
Bejar'ın suçlamaları ve şirket içi belgeler
Arturo Bejar, The Wall Street Journal'a verdiği röportajda, Meta'nın iç araştırmalarının Instagram'ın genç kullanıcıların vücut imajı, uyku düzeni ve zihinsel sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösterdiğini öne sürdü. Bejar, bu araştırmaların şirketin üst yönetimine düzenli olarak iletildiğini, ancak Zuckerberg ve diğer yöneticilerin bu bulguları kamuoyuna açıklamak yerine gizlemeyi tercih ettiğini ifade etti. Özellikle, 2021'de yayınlanan ve Facebook'un kendi araştırmalarını doğrulayan The Wall Street Journal haberinden sonra Meta, çocuk güvenliği konusundaki politikalarını gözden geçirmek zorunda kalmıştı.
Bejar, Zuckerberg'in 2023 yılında ABD Kongresi'nde yaptığı ifadede çocuk güvenliği konusunda "pişmanlık" duyduğunu belirtmesini de eleştirdi. Bejar, "Zuckerberg, şirketin çocukları korumak için yeterince çaba göstermediğini kabul etti ancak bu sorunun farkında olduklarını ve çözüm için adım atmadıklarını açıkça itiraf etmedi. Bu bir yalan." dedi. Ayrıca, Meta'nın Under 13 uygulamasının (Instagram Kids) 2021'de rafa kaldırılmasının, şirketin asıl amacının genç kullanıcıları platformda tutmaya devam etmek olduğunu gösterdiğini savundu.
Küresel boyutu ve teknoloji şirketlerine yansımaları
Bu ifşaat, dünya genelinde teknoloji şirketlerine yönelik düzenleyici baskıları artırdı. ABD'de eyaletler bazında Meta'ya karşı açılan davalarda, şirketin çocukları bilinçli olarak bağımlılık yapacak şekilde tasarlanmış ürünler sunduğu iddia ediliyor. Ayrıca Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında Meta'ya yönelik soruşturma başlatılması gündemde. Uzmanlar, bu tür ifşaatların teknoloji devlerinin çocuk güvenliği konusunda daha şeffaf davranmasını sağlayabileceğini, ancak bunun için yasal yaptırımların güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Meta ise Bejar'ın iddialarını reddederek, şirketin çocuk güvenliği konusunda ciddi adımlar attığını ve iç araştırmaların kamuoyuyla paylaşılmamasının, kullanıcı gizliliği ve ticari sırlarla ilgili düzenlemelere dayandığını açıkladı.
Bejar'ın ifşaatı, sosyal medya platformlarının genç kullanıcıların ruh sağlığı üzerindeki etkisine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle, ABD'de ebeveyn aktivistlerinin öncülük ettiği "çocukların internetten korunması" kampanyaları güç kazanırken, Birleşik Krallık'ta Çevrimiçi Güvenlik Yasası'nın (Online Safety Act) uygulanması hızlandı. Hindistan ve Brezilya gibi büyük pazarlarda da benzer düzenlemeler üzerinde çalışılıyor. Bu gelişmeler, teknoloji şirketlerinin yalnızca kar odaklı değil, aynı zamanda etik sorumlulukları da göz önünde bulundurması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sosyal medya kullanımının yoğun olduğu ülkelerden biri olarak, bu ifşaatın sonuçlarını yakından izliyor. Meta'nın çocuk güvenliği konusundaki yetersizlikleri, Türkiye'deki aileler ve eğitimciler için de önemli bir endişe kaynağı. Türkiye'de 13 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını düzenleyen yasalar bulunmakla birlikte, uygulamada boşluklar var. Bu tür ifşaatlar, Türkiye'de sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı araştırılması ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası platformlardan çocuk koruma standartlarını yükseltme talebi, bu tür iddialarla daha da güçleniyor.