ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Orta Doğu'daki çatışmaları sona erdirmek amacıyla hazırlanan mutabakat zaptını imzaladı. 14 maddeden oluşan belgenin içeriği henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, yetkililer anlaşmanın bölgedeki gerilimi azaltmayı hedeflediğini belirtti. Ancak anlaşma, ABD siyasi yelpazesinin geniş kesimlerinden sert tepkiler aldı. Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimleri anlaşmayı 'on yılların en büyük dış politika hatası' olarak nitelendirirken, Demokratlar da sürecin şeffaflıktan yoksun olduğunu savunuyor. Anlaşmanın ayrıntıları önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Anlaşmanın ayrıntıları tartışma yaratıyor
Mutabakat zaptının, İran'ın nükleer programına ilişkin kısıtlamalar ve bölgedeki vekil güçlerinin faaliyetlerine dair maddeler içerdiği belirtiliyor. Ancak anlaşma metninin gizli tutulması, şüpheleri artırıyor. Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, anlaşmayı 'İran'a verilmiş bir taviz paketi' olarak tanımlarken, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, Kongre'nin sürece dahil edilmediğini vurguladı. Öte yandan İran yönetimi, anlaşmayı diplomatik bir zafer olarak sunuyor. Tahran'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, anlaşmanın İran'ın meşru çıkarlarını koruduğunu ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını iddia etti. Ancak muhalif gruplar, anlaşmanın rejimin elini güçlendireceğini savunarak tepki gösteriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma, Orta Doğu'da yeni bir güç dengesi yaratma potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin anlaşmayı ihtiyatla karşıladığı, İsrail'in ise açıkça karşı çıktığı bildiriliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etme çabalarını durdurmayacağını, aksine teşvik edeceğini öne sürdü. Avrupa Birliği ise anlaşmayı 'olumlu bir adım' olarak nitelerken, ayrıntıların titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Rusya ve Çin'in anlaşmayı desteklediği kaydediliyor. Bu durum, ABD'nin geleneksel müttefikleriyle arasında yeni bir fay hattı oluşturabileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki bu anlaşma, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkileyecek. Türkiye, İran'ın nükleer programına ve bölgedeki vekil güçlerine karşı temkinli bir duruş sergilerken, anlaşmanın Suriye'deki İran varlığını pekiştirmesi Ankara'yı rahatsız edebilir. Ayrıca İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi, enerji fiyatlarını düşürerek Türkiye'nin ithalat maliyetlerini azaltabilir. Ancak ABD ile İran arasındaki yakınlaşma, Türkiye'nin Washington'la ilişkilerinde yeni bir denge arayışını zorunlu kılabilir. Bölgesel istikrarın sağlanması Ankara için kritik önem taşıyor.