İran, ABD'nin bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırılarını "savaş suçu" olarak kınadı. Açıklama, Basra Körfezi ve çevresinde artan gerilim ortamında geldi. Tahran yönetimi, Washington'u uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayarak, bu eylemlerin deniz ticareti güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin son dönemde ticari gemilere yönelik müdahalelerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Olay, ABD ile İran arasında yıllardır süren gerginliğin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Olayın Arka Planı
ABD ve İran arasındaki gerilim, 2018'de Washington'un tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ardından ağır yaptırımlar uygulamasıyla derinleşti. Son aylarda, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılar ve el koyma olayları arttı. ABD, bölgede deniz güvenliğini sağlamak için uluslararası koalisyon çağrısı yaparken, İran bu tür girişimleri kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. İran'ın son açıklaması, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını ve ticari gemilere müdahalesini hedef alıyor. Tahran, Washington'un eylemlerinin uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu savunuyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "ABD'nin ticari gemilere yönelik saldırıları, uluslararası hukuka göre savaş suçu teşkil eder. Bu eylemler, bölgede istikrarsızlığı artırmakta ve masum denizcilerin hayatını riske atmaktadır" ifadelerini kullandı. Sözcü, uluslararası toplumu, ABD'nin bu tür eylemlerine karşı sessiz kalmamaya davet etti. İran, ayrıca Birleşmiş Milletler'e başvurarak konuyu gündeme taşıyacağını bildirdi.
ABD tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak ABD yetkilileri geçmişte, İran'ın bölgedeki "provokatif" eylemlerine karşı kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını belirtmişti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ticari gemilere yönelik saldırıların çoğunlukla İran bağlantılı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini iddia ediyor. İran ise bu suçlamaları reddediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Basra Körfezi, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, küresel enerji fiyatlarını ve deniz ticaretini doğrudan etkiliyor. Son aylarda yaşanan gemi saldırıları, sigorta maliyetlerini artırmış ve bazı denizcilik şirketlerini rotalarını değiştirmeye zorlamıştı. İran'ın son açıklaması, bölgede tansiyonu daha da yükseltebilir. Uzmanlar, ABD ile İran arasında doğrudan bir çatışma riskinin arttığına dikkat çekiyor.
Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, deniz ticaretinin güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği, bölgede diplomatik çözüm için çaba harcıyor. Ancak ABD'nin yaptırımları ve askeri varlığı, İran'ın sertleşmesine neden oluyor. Çin ve Rusya, ABD'nin tek taraflı eylemlerini eleştirerek, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini savunuyor.
İran'ın "savaş suçu" suçlaması, hukuki açıdan da tartışmalı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savaş suçlarını tanımlarken, ticari gemilere yönelik saldırıların bu kapsama girip girmediği belirsiz. Ancak İran, bu söylemle ABD'yi uluslararası alanda yalnızlaştırmayı hedefliyor. Tahran, aynı zamanda kendi meşruiyetini güçlendirmek için bu tür açıklamaları kullanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Enerji ithalatının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılayan Türkiye, bölgede artan gerilimin enerji arz güvenliğini tehdit etmesinden endişe duyuyor. Ayrıca, Türk deniz ticaret filosu bölgede faaliyet gösteriyor; ticari gemilere yönelik saldırılar Türk ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, ABD-İran geriliminde denge politikası izleyerek, diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Boğazlar'da denetim yetkisi bulunan Türkiye, olası bir çatışmanın Karadeniz'e sıçramasını istemiyor. Bu nedenle Ankara, taraflara itidal çağrısı yapmayı sürdürecek.