İran yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan gerilimde, askeri baskının nihayetinde Washington'u Hürmüz Boğazı üzerindeki Tahran'ın kontrolünü kabul etmeye zorlayacağını ve zamanın kendi lehine işlediğini düşünüyor. Ancak bu strateji, hem bölgesel hem de küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabilecek büyük riskler barındırıyor. Uzmanlar, İran'ın bu yaklaşımının, ABD'nin askeri üstünlüğü karşısında kısa vadede kazanım sağlasa da uzun vadede ağır bir bedel ödenmesine yol açabileceği görüşünde.
Gelişmenin arka planı
Son haftalarda ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve petrol sevkiyatları üzerinden yeniden tırmanışa geçti. İran, geçmişte defalarca boğazı kapatmakla tehdit etmiş, ABD de bu tehditlere karşılık olarak bölgeye savaş gemileri ve uçak gemileri göndermişti. Son gelişmelerde, İran Devrim Muhafızları'nın Körfez sularında ABD donanma unsurlarına yönelik tacizleri ve ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını artırması, taraflar arasındaki mesafeyi daha da açtı.
İran'ın stratejik hesapları, ABD'nin Ortadoğu'dan çekilme eğilimine ve bölgesel müttefiklerinin artan yükümlülüklerine dayanıyor. Tahran, Washington'ın uzun süreli bir askeri angajmana girmek istemeyeceğini, bu nedenle kendi azmini ve dayanıklılığını öne çıkararak müzakere masasında daha güçlü bir konum elde etmeyi umuyor. Bu bağlamda İran, ABD'ye karşı "asimetrik savaş" doktrinini benimsiyor; hızlı ve etkili saldırılarla caydırıcılık yaratmayı hedefliyor.
Ancak bu stratejinin en büyük riski, ABD'nin beklenenden daha sert bir yanıt vermesi ve İran'ın petrol ihracatının tamamen durmasına yol açacak bir deniz ablukası uygulaması. Ayrıca İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırısı, bölgesel bir yangını tetikleyebilir. İran'ın zamanın kendisinden yana olduğu inancı, aynı zamanda ABD'deki başkanlık seçimleri öncesinde siyasi baskının artacağı beklentisine dayanıyor; fakat bu hesaplar, ABD'nin kararlılığını ve İsrail'in güvenlik kaygılarını göz ardı ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bu nedenle İran'ın boğaz üzerindeki kontrolü, yalnızca ABD ile olan çekişmenin değil, küresel enerji güvenliğinin de merkezinde yer alıyor. Boğazın kapanması veya askeri bir çatışmaya sahne olması, petrol fiyatlarını hızla yükseltebilir ve küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebilir. Bu durum, Çin ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkilerken, Avrupa'nın enerji arz güvenliğini de tehdit eder.
Bölgesel olarak bakıldığında, İran'ın bu iddialı stratejisi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi körfez ülkeleriyle arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor. Suudi Arabistan, İran'ın bölgesel hırslarına karşı ABD'ye giderek daha fazla bel bağlarken, iki ülke arasındaki vekâlet savaşları (Yemen, Suriye, Irak, Lübnan) sürüyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı bir koz olarak kullanması, bu vekâlet çatışmalarını daha da kızıştırabilir ve bölgesel istikrarı tehdit eder.
Küresel güçler açısından bakıldığında, Rusya ve Çin, İran'ın ABD'ye karşı direnişini kendi çıkarları için bir denge unsuru olarak görüyor. Çin, İran'dan indirimli petrol almayı sürdürürken, Rusya da İran'a askeri ve diplomatik destek sağlayarak Batı'ya karşı ortak bir cephe oluşturuyor. Bu durum, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının etkinliğini azaltıyor ve uluslararası toplumun İran konusunda bölünmüşlüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki bu gerilimi yakından izliyor. Enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal eden Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir krizden doğrudan etkilenebilir; petrol fiyatlarındaki artış, Türk ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturabilir. Ayrıca Türkiye, İran ile ekonomik ilişkilerini ABD yaptırımlarına rağmen sürdürmeye çalışırken, bu gerilim iki komşu arasındaki ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir. Güvenlik boyutunda ise, İran'ın olası bir çatışmaya sürüklenmesi, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit edebilir; bu nedenle Ankara, diplomasi ve diyaloğun önceliklendirilmesi gerektiğini vurguluyor.