ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıları durdurma kararı almasının ardından Tahran yönetiminden ilk açıklama geldi. İranlı bir yetkili, ABD'nin bu duruşunu sürdürmesi halinde İran'ın da saldırılarını durduracağını belirtti. Bu gelişme, iki ülke arasında Körfez bölgesinde tırmanan gerilimin ardından diplomatik bir pencere açılması ihtimalini gündeme getirdi. Trump yönetimi, askeri seçeneklerin masada olduğunu yinelerken, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine ilişkin müzakerelere zemin hazırlanabileceği yorumları yapılıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Trump'ın Kararı ve İran'ın Tepkisi
ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, Fox News'a verdiği mülakatta Trump'ın İran'a yönelik hava saldırılarını geçici olarak durdurduğunu ve diplomasiye daha fazla zaman tanımak istediğini açıkladı. Waltz, "Başkan Trump, bu hafta İran'a yönelik saldırıları durdurma kararı aldı. Bunun nedeni, diplomasiye şans tanımak istemesi. Ancak bu, askeri seçeneklerin masadan kalktığı anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington'un Tahran'a yönelik politikasında gözle görülür bir yumuşamaya işaret ediyor. Zira geçtiğimiz haftalarda ABD, İran'ın nükleer tesislerine ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı hedeflere yönelik saldırı hazırlığında olduğu sinyali vermişti.
İranlı yetkilinin bu açıklaması, İran'ın da karşılıklı adım atmaya hazır olduğunu gösteriyor. Yetkili, isminin açıklanmasını istemeyerek, "ABD saldırılarını durdurduğu sürece İran da saldırılarını durduracak" dedi. Bu ifade, iki ülke arasındaki gerilimin Doha veya Umman gibi üçüncü ülkelerde yapılması beklenen dolaylı müzakerelere evrilmesi ihtimalini güçlendiriyor. Ancak İran'ın bu tutumu, ABD'nin nükleer anlaşma müzakerelerinden önce İran'ın bölgesel milis güçlerini dizginlemesi talebine bağlı olup olmadığı konusunda belirsizlik taşıyor.
Tahran yönetimi, son haftalarda İran'a yakın grupların Irak, Suriye ve Yemen'de ABD hedeflerine yönelik saldırılarını artırmıştı. ABD ise bu saldırılara misilleme olarak Şubat ayında Suriye'de İran destekli gruplara ait noktaları vurmuştu. Trump yönetiminin son kararı, bu karşılıklı misilleme döngüsünü kırma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Körfez'de Savaş Endişesi ve Diplomatik Fırsat
ABD ile İran arasındaki gerilim, Körfez bölgesinde savaş endişelerini artırmış durumda. Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması senaryosunda küresel petrol arzının günde 20 milyon varil azalacağını ve petrol fiyatlarının rekor seviyelere çıkabileceği uyarısı yapmıştı. Bu nedenle Trump'ın saldırıları durdurma kararı, küresel piyasalarda rahatlama yarattı. Brent petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 1'den fazla düşüşle 62 dolar seviyelerine geriledi.
Diplomatik cephede ise Avrupa Birliği ve Katar, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz günlerde Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirmişti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise taraflara "soğukkanlılık" çağrısında bulundu ve bölgesel bir savaşın felaket olacağını vurguladı. Uzmanlar, İran'ın nükleer programı konusunda 2015 anlaşmasının yeniden canlandırılmasının ancak ABD'nin yaptırımları kaldırması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kısıtlamasıyla mümkün olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin yumuşaması, Türkiye'nin güvenliği ve enerji tedariki açısından olumlu bir gelişmedir. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal eden ülkelerden biri ve Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir çatışma, enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, bölgede savaş ihtimali, Suriye ve Irak'taki istikrarı tehdit ederek Türkiye'nin güney sınırında yeni göç dalgalarına yol açabilir. Ankara, ABD ile İran arasındaki diyalog çabalarını memnuniyetle karşılamakta ve bölgesel istikrar için kalıcı bir çözümün ancak diplomasiyle sağlanabileceğini savunmaktadır. Türkiye'nin, iki ülke arasında arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli de bulunmaktadır.