ABD’nin İran’a yönelik altı gündür kesintisiz devam eden hava saldırılarına karşılık Tahran yönetimi, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece Kuveyt, Katar ve Bahreyn’deki ABD askeri tesislerini hedef alan bir misilleme operasyonu başlattı. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu ülkelerdeki ABD üslerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendiği belirtildi. Ürdün Silahlı Kuvvetleri de ülke hava sahasına giren İran füzelerinin erken saatlerde imha edildiğini duyurdu. Bölge genelinde tansiyonun kritik seviyeye ulaştığı bu gelişme, küresel güvenlik dengelerini de tehdit ediyor.
ABD-İran gerginliği altıncı gününde bölgesel savaşa dönüşüyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son bir haftadır İran’ın askeri altyapısına yönelik “kesintisiz ve koordineli” hava harekâtı yürüttüklerini açıkladı. Operasyon kapsamında İran’ın füze üsleri, insansız hava aracı tesisleri ve komuta merkezleri hedef alındı. Ancak Tahran yönetimi, ABD’nin bu saldırılarına karşılık olarak bölgedeki müttefik üslerini vurarak çatışmayı bölgesel bir boyuta taşıdı.
Kuveyt, Katar ve Bahreyn’deki ABD üslerine düzenlenen saldırılarda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölge ülkelerinin sivil havacılık otoriteleri hava sahasını geçici olarak kapatma kararı aldı. Özellikle Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü ve Bahreyn’deki ABD Donanma Üssü’nün yoğun saldırı altında olduğu bildiriliyor.
Ürdün kalkanı: İran füzeleri önlendi
Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Cuma sabahı erken saatlerde ülkenin güney ve doğu hava sahasına giren çok sayıda İran füzesinin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının da müdahalede bulunduğu belirtilen açıklamada, füzelerin Ürdün topraklarına ulaşmasının engellendiği ifade edildi. Ürdün, ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olarak biliniyor ve İran-İsrail gerginliği sırasında da benzer bir rol üstlenmişti. Bu gelişme, Ürdün’ün yeniden bir tampon bölge haline geldiğini gösteriyor.
Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, tarafları itidale çağıran açıklamalar yaparken, Irak ise hava sahasını tamamen kapattığını duyurdu. Irak’ta konuşlu ABD askerlerinin güvenliği için de ek önlemler alındığı bildiriliyor.
Küresel tepkiler ve BM’den acil toplantı çağrısı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, taraflara “derhal gerilimi düşürme” çağrısında bulunarak Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı. NATO, “bölgesel istikrarın tehdit altında olduğunu” belirterek üye ülkelerin savunma hazırlıklarını gözden geçirdiğini açıkladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, “diplomatik çözümün hâlâ mümkün olduğunu” ancak “her iki tarafın da ateşe körükle gitmemesi gerektiğini” söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını “uluslararası hukukun ağır ihlali” olarak nitelendirirken, Çin ise “tüm tarafları sükûnete davet ettiğini” duyurdu. İran’ın yakın müttefiki olan Suriye ve Lübnan Hizbullahı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticaret gemilerine yönelik saldırılarını artırabileceği belirtiliyor. Petrol fiyatları, misilleme haberlerinin ardından yüzde 4’ün üzerinde yükseldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin güney sınırlarında doğrudan bir güvenlik riski oluşturmaktadır. İran ile ABD arasındaki çatışmanın bölgeye yayılması, Türkiye’nin hava sahasını, enerji güvenliğini ve terörle mücadele operasyonlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerindeki askeri üslerin hedef alınması, Türkiye’nin bu ülkelerle olan savunma iş birliği anlaşmalarını ve bölgesel denklemdeki konumunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye’nin hem NATO üyesi olması hem de İran’la sınır komşusu bulunması, Ankara’yı zorlu bir diplomatik denge arayışına itmektedir. Enerji fiyatlarındaki artış ise ithalat bağımlılığı yüksek olan Türkiye ekonomisi için ek bir maliyet anlamına gelmektedir.