Tahran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile diyaloğun süreceğine yönelik açıklamalarının ardından, Washington'dan herhangi bir görüşme talebi gelmediğini ve böyle bir talep olması halinde de olumsuz yanıt verileceğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, 'İran İslam Cumhuriyeti, ABD ile müzakere talebinde bulunmamıştır ve bulunmayacaktır' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump'ın geçtiğimiz günlerde İran'ın masaya oturmaya hazır olduğunu ima eden sözlerine doğrudan bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Taraflar arasındaki söz düellosu, nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması olasılığına ilişkin spekülasyonları da beraberinde getirirken, bölgedeki gerilim seviyesi yüksek seyrediyor.
Trump'ın mesajına Tahran'dan net yanıt
ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün gazetecilere yaptığı bir açıklamada, 'İran ile diyalog devam edecek' diyerek Tahran yönetiminin görüşmeye istekli olduğu izlenimi yaratmıştı. Trump ayrıca, 'İran'ın başı dertte. Anlaşma yapmak isteyeceklerdir' sözleriyle müzakerelere sıcak baktığını ima etmişti. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Bekayi, 'ABD'nin İran ile müzakere etme yönündeki her türlü girişimi, iç kamuoyunu etkileme çabasıdır' diyerek Washington'u samimiyetsizlikle suçladı. Bu gelişme, iki ülke arasında 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılmasına yönelik çabaların akıbetini belirsizliğe sürüklerken, Trump'ın 'azami baskı' politikasının devam edip etmeyeceği merak konusu.
Bölgesel ve küresel boyut
İran ile ABD arasındaki bu yeni söz düellosu, Körfez'de tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri, gelişmeleri yakından takip ediyor. Nükleer anlaşmanın çökmesi halinde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırabileceği ve bölgesel güvenliği tehdit edebileceği endişeleri dile getiriliyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve Rusya, diyalog çağrılarını yinelerken, Çin taraflara itidal çağrısı yaptı. Bu durum, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmalara yol açtı; petrol fiyatları, arz kesintisi endişeleriyle kısa süreli yükseliş kaydetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasındaki gerilimin tırmanmasından doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Özellikle kuzey Irak'taki güvenlik durumu ve enerji hatlarının güvenliği, bu gerilimden etkilenecek kritik alanlar. Türkiye, her iki ülkeyle de diyalog kanallarını açık tutarak denge politikası izlemeye çalışsa da, ABD yaptırımlarının İran üzerinde yarattığı baskı, bölgesel ticarete ve özellikle doğalgaz akışına olumsuz yansıyabilir. Ayrıca, İran'daki olası bir istikrarsızlık, sığınmacı akını riskini artırarak Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir krize zemin hazırlayabilir.