İran ile ABD arasında, Pakistan'ın arabuluculuğunda pazar günü sürpriz bir mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmaya göre iki ülke arasındaki askeri operasyonlar 'derhal ve kalıcı' olarak sona erdirilecek. Mutabakat, dünya enerji ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasını, İran'a yönelik bazı yaptırımların hafifletilmesini ve taraflar arasında nükleer müzakereler için zemin hazırlanmasını öngörüyor. Fransa merkezli France 24'ün aktardığına göre, anlaşma metni iki tarafın da mutabık kaldığı bir ''acil ve kalıcı ateşkes'' taahhüdü içeriyor.
Anlaşmanın ayrıntıları ve diplomatik arka plan
Mutabakat, son haftalarda Basra Körfezi'nde tırmanan gerilimin ardından geldi. İran Devrim Muhafızları'nın uluslararası sularda ticari gemilere el koyması ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması, tansiyonu tehlikeli bir noktaya taşımıştı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen gizli diplomasi sonucunda, iki ülke temsilcileri bir araya gelerek mevcut durumu görüştü. Anlaşma kapsamında İran, Hürmüz Boğazı bölgesinde seyrüsefer serbestisine saygı gösterme ve bu alandaki askeri faaliyetlerini sınırlama sözü verdi. Buna karşılık ABD, İran'a yönelik petrol ve bankacılık alanındaki bazı yaptırımları geçici olarak askıya almayı kabul etti. Ancak anlaşma, nükleer konuları şimdilik kapsamıyor; bu dosya, ilerleyen haftalarda ayrı bir müzakere sürecine bırakıldı. ABD'li yetkililer, yaptırımların tamamen kalkmasının ancak İran'ın nükleer programında şeffaflık sağlamasına bağlı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgede rahatlama yarattı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, anlaşmayı olumlu karşıladıklarını açıklarken, İsrail ise İran'ın tehdit olmaya devam ettiği gerekçesiyle tedirginliğini koruyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, küresel petrol fiyatlarında düşüş beklentisi oluşturdu. Analistler, anlaşmanın kırılgan olduğunu ve asıl zorluğun nükleer müzakerelerde yaşanacağını belirtiyor. Orijinal haber kaynağı France 24, bu mutabakatın 2023'te imzalanan ancak kısa sürede çöken geçici anlaşmalara benzediğini, ancak bu kez tarafların 'daha somut adımlar' konusunda mutabık kaldığını aktarıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ise İran'ın nükleer tesislerinde denetim talebini yineleyerek, anlaşmanın şeffaflıkla taçlandırılması gerektiğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden sağlıyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, doğrudan Türkiye'nin enerji arz güvenliğini ilgilendiriyor. Anlaşma, boğazdaki gerilimi düşürerek petrol fiyatlarının istikrar kazanmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, İran-ABD normalleşmesinde aktif bir diplomatik rol oynama potansiyeline sahip. Ancak nükleer müzakerelerin akıbeti, İran'a yönelik yaptırımların geleceği açısından kritik; Türkiye bu süreçte ekonomik çıkarlarını korumak için dengeli bir politika izlemek durumunda.