ABD'nin İran'ın güneyindeki liman kentlerine düzenlediği yeni hava saldırıları, bölge halkında derin korku ve 'terkedilmişlik' duygusuna yol açtı. İki gece boyunca süren patlamalar, özellikle Bandar Abbas ve Sirik bölgelerinde yaşayanları sığınaklara ve karanlık sokaklara mahkûm etti. Yerel kaynaklar, saldırıların ardından bölgede ciddi panik ve gıda sıkıntısı baş gösterdiğini bildiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Merkez Komutanlığı, İran'ın Hürmüzgan eyaletinde bulunan askeri tesislere ve liman altyapısına yönelik operasyonlar düzenlediğini doğruladı. Saldırıların hedefinde, İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz üsleri ve balistik füze rampaları olduğu belirtiliyor. İki günlük harekât sırasında toplam 17 hedefin vurulduğu açıklandı.
Bandar Abbas'ta yaşayan 45 yaşındaki balıkçı Rıza Muhammadi, yaşadıklarını şöyle anlattı: 'Ardı ardına patlamalar oldu. Her iki gece de duraksız sürdü. İlk patlamanın ardından evin tavanı çöktü, komşularımızla birlikte bodruma sığındık. Kimse bize ne olduğunu söylemedi.'
Sirik bölgesinden bir esnaf ise, 'Hava saldırıları başladığında sokaklar boşaldı. Dükkânlar kepenk kapattı, insanlar yakınlarına ulaşamadı. Elektrik kesintileri yaşandı ve cep telefonu şebekesi çöktü' dedi. İran resmi ajansı IRNA, saldırılarda en az 12 sivilin hayatını kaybettiğini, 40'tan fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Ancak bağımsız kaynaklar bu sayının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin bu hamlesi, Tahran yönetiminin nükleer müzakereleri durdurması ve Suudi Arabistan'a yönelik tehditkâr açıklamaları sonrası geldi. Uzmanlar, Washington'un İran'ın petrol ihracatını tamamen bloke etmeyi ve Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almayı hedeflediğini düşünüyor. Öte yandan İran, uluslararası sularda ABD gemilerine karşı misilleme yapabileceği sinyali verdi.
Rusya ve Çin, saldırıları kınarken, Avrupa Birliği tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talebi ise ABD'nin vetosuyla karşılaştı. Bölgedeki enerji piyasalarında petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde yükseldi. Küresel çapta tedarik zincirlerinde aksamalar yaşanabileceği uyarıları yapılıyor.
İran'ın güneyindeki bu gelişmeler, Bahreyn ve Umman'daki ABD deniz üslerinin alarma geçmesine neden oldu. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ise arabuluculuk teklifinde bulundu. Ancak Tahran yönetimi, 'müzakere için erken olduğunu' belirterek teklifi geri çevirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye için doğrudan güvenlik riski anlamına geliyor. İran sınırına komşu olan Türkiye, olası bir mülteci akını ve sınır ötesi terör faaliyetlerinde artışla karşılaşabilir. Ayrıca, Basra Körfezi'ndeki petrol akışının kesintiye uğraması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini yukarı çekecek ve cari açığı büyütecektir. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimleri (Tahran ve Washington ile dengeli ilişkiler) daha da kritik hale gelmiştir. Her iki tarafa da itidal çağrısı yapan Ankara, aynı zamanda ekonomik yaptırımların Türk şirketlerini etkilememesi için alternatif güzergâhlar (Irak üzerinden kara ticareti) geliştirmeye çalışıyor.