Nisan 2007'de Irak'taki Al Taqaddum Hava Üssü'nde bir C-17 nakliye uçağının rampasından aşağı yürüdüğümde, Irak Savaşı dördüncü yılını doldurmuştu. Bu satırları yazıyor olmam, o görevden ve 2013'te Afganistan'a yaptığım bir sonraki konuşlandırmadan sağ kurtulduğumun kanıtı. O günden bu yana sivil hayata geri döndüm; ancak ABD'nin Irak'tan son askerini çekmesi, 23 yıl önce başlayan bir dönemin kapanışını simgeliyor.
Gelişmenin Arka Planı: 2003 İşgali ve 2007 Asker Artırımı
ABD öncülüğündeki koalisyon, 20 Mart 2003'te Saddam Hüseyin yönetimini devirmek ve kitle imha silahlarının varlığını ortadan kaldırmak gerekçesiyle Irak'ı işgal etti. Kısa sürede Bağdat düştü ve Saddam yakalandı; ancak savaş sonrası istikrar sağlanamadı. 2007'de Başkan George W. Bush'un emriyle uygulanan 'asker artırımı' (surge) kapsamında Irak'a 30 bin ek asker gönderildi. Bu dönemde Al Taqaddum gibi üsler, hem lojistik hem de muharebe operasyonları için kritik önem taşıyordu. 2011'de ABD kuvvetleri büyük ölçüde geri çekildi, ancak 2014'te IŞİD'in Musul'u ele geçirmesiyle ABD yeniden asker konuşlandırdı. 2020'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürülmesi, ABD-Irak ilişkilerini yeniden gerdi. Nihayet, Ekim 2024'te Irak hükümeti ile varılan anlaşma çerçevesinde ABD, asker sayısını kademeli olarak azaltma sürecini başlattı. Son birliklerin çekilmesiyle 23 yıllık ABD askeri varlığı sona eriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Güç Boşluğu ve Yeni Dengeler
ABD'nin çekilmesi, Irak'ta ve geniş Orta Doğu'da güç dengelerini değiştirecek. İran, Irak'taki Şii milisler üzerindeki etkisini artırarak bölgesel nüfuzunu genişletebilir. Bu durum, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri için güvenlik endişesi yaratırken, İsrail de İran'ın artan etkisini yakından izliyor. Öte yandan, IŞİD'in yeniden canlanma riski, Irak güvenlik güçlerinin kapasitesine bağlı. ABD'nin askeri varlığını sonlandırması, aynı zamanda Çin ve Rusya'nın Orta Doğu'da daha fazla nüfuz kazanma çabalarına alan açabilir. Enerji arz güvenliği açısından, Basra Körfezi'ndeki istikrarın korunması küresel petrol fiyatları için kritik. ABD'nin bölgeden çekilmesi, NATO'nun rolünü de tartışmaya açıyor; zira Irak'taki eğitim misyonu NATO çatısı altında yürütülüyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığı nedeniyle sınır güvenliği açısından hassas. ABD'nin çekilmesi, PKK/PYD'nin bölgede daha rahat hareket etmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Irak merkezi hükümetinin zayıflaması, Kerkük ve Musul gibi Türkmen bölgelerinde istikrarsızlık yaratabilir. Türkiye, Irak'la enerji işbirliğini (Kerkük-Yumurtalık boru hattı) sürdürmek istiyor; ancak İran yanlısı milislerin güçlenmesi bu projeleri sekteye uğratabilir. Ticaret yolları ve sınır ticareti olumsuz etkilenebilir. Ankara, denge politikası izleyerek hem Bağdat hem de Erbil ile ilişkilerini korumaya çalışacak; fakat ABD sonrası dönemde askeri ve istihbari işbirliğini çeşitlendirmek zorunda kalabilir.