ABD öncülüğünde DEAŞ ile mücadele amacıyla 2014 yılında başlatılan Inherent Resolve Operasyonu, 30 Eylül itibarıyla resmen sona eriyor. Irak'ın kuzeyinde konuşlu kalan ABD askerlerinin çekilme sürecini tamamlamasıyla birlikte, uluslararası koalisyonun Irak ve Suriye'deki askeri varlığı önemli ölçüde azalacak. Operasyonun sona ermesi, bölgede DEAŞ'ın yeniden canlanma riski ve Irak ile Suriye'deki güvenlik boşluğu endişelerini beraberinde getiriyor.
Inherent Resolve Operasyonu'nun Arka Planı
Inherent Resolve Operasyonu, Ekim 2014'te ABD'nin öncülüğünde, Irak ve Suriye'de hızla genişleyen DEAŞ tehdidine karşı uluslararası bir koalisyon oluşturmak amacıyla başlatıldı. Operasyon kapsamında 80'den fazla ülke ve uluslararası kuruluş bir araya gelerek, DEAŞ'ın ele geçirdiği bölgelerin geri alınması için ortak askeri ve insani çabalar yürüttü. Koalisyon güçleri, 2017'de Musul'un ve 2019'da Suriye'nin kuzeyindeki son DEAŞ kalesi Baghouz'un kurtarılmasıyla önemli kazanımlar elde etti. Ancak operasyonun resmi olarak sona ermesi, DEAŞ'ın tamamen yenilgiye uğratıldığı anlamına gelmiyor; örgütün hücre yapılanması ve yeniden toparlanma kabiliyeti hala endişe kaynağı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, çekilme sürecinin planlandığı gibi ilerlediğini ve Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ ile mücadelede yeterli kapasiteye ulaştığını belirtiyor. Ancak bağımsız uzmanlar, Irak ordusunun ve Peşmerge güçlerinin özellikle istihbarat, lojistik ve hava desteği konularında ABD ve koalisyon güçlerine bağımlılığının devam ettiğini vurguluyor. Suriye'de ise ABD'nin çekilmesi, PKK/YPG'nin kontrolündeki bölgelerdeki dengeleri etkileyecek. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile koalisyon arasındaki işbirliği, operasyonun sona ermesiyle yeni bir belirsizliğe giriyor.
Operasyonun sona ermesi, aynı zamanda Irak'ta siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması için uluslararası toplumun desteğinin süreceği mesajını da içeriyor. ABD, operasyon sonrası dönemde Irak güvenlik güçlerine eğitim ve danışmanlık desteğini sürdüreceğini açıkladı. Ancak bu desteğin kapsamı ve süresi henüz netleşmiş değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Inherent Resolve Operasyonu'nun sona ermesi, küresel terörle mücadele stratejileri açısından da bir dönüm noktası. ABD'nin askeri varlığını azaltması, bölgedeki diğer aktörlerin — özellikle Rusya, İran ve Türkiye — etkinliğini artırabilir. Rusya, Suriye'deki askeri varlığını korurken, İran yanlısı gruplar Irak'ta siyasi ve askeri nüfuzlarını genişletme çabasında. Türkiye ise sınır güvenliği ve PKK/YPG ile mücadele kapsamında Irak ve Suriye'nin kuzeyinde operasyonlar düzenliyor.
Operasyonun sona ermesi, DEAŞ'ın ideolojik etkisini sürdürdüğü ve küresel terör tehdidinin farklı coğrafyalara yayıldığı bir dönemde gerçekleşiyor. Avrupa'da artan terör saldırıları ve Afrika'daki istikrarsızlık, uluslararası işbirliğinin önemini koruduğunu gösteriyor. Ayrıca, operasyonun sona ermesiyle bölgede insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonu da zorlaşabilir; milyonlarca yerinden edilmiş insanın geri dönüş süreci ve DEAŞ'ın elinde tuttuğu bölgelerdeki mayın temizliği gibi konular belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, operasyonun resmi olarak sona ermesinin, DEAŞ'ın yeniden güç kazanması için bir fırsat yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Örgütün özellikle Irak-Suriye sınırındaki çöllük bölgelerde ve Irak'ın kuzeyindeki dağlık alanlarda hücreler oluşturduğu biliniyor. Koalisyon güçlerinin hava desteği ve istihbarat paylaşımı olmadan bu hücrelerle mücadelenin zorlaşacağı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Inherent Resolve Operasyonu'nun sona ermesi, Türkiye'nin sınır güvenliği ve Suriye politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. ABD'nin bölgeden çekilmesi, Türkiye'nin PKK/YPG ile mücadelesinde yeni dinamikler yaratabilir. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve sınır hattını terör unsurlarından temizleme konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Ayrıca, DEAŞ'ın yeniden canlanma riski, Türkiye'nin terörle mücadelede uluslararası işbirliğini daha da önemli hale getiriyor. Irak merkezi hükümeti ile ilişkiler ve Kerkük'teki Türkmenlerin durumu da operasyon sonrası dönemde dikkatle izlenecek konular arasında. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için Irak ve Suriye'deki siyasi süreçlere destek vermeye devam edecektir.