Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Irak'ın güneyindeki Meysan vilayetinden düzenlenen ve Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı petrol boru hattını hedef alan insansız hava aracı saldırılarının ardından telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ikili ilişkiler ve bölgesel tırmanma ele alındı. Saldırı, İran destekli milis gruplarının Suudi enerji altyapısına yönelik artan tehdidini gözler önüne serdi.
Saldırının Arka Planı ve Tarafların Tutumu
Saldırı, Irak'ın güneyindeki Meysan vilayetinden İHA'lar ile gerçekleştirildi. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı, ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına günlük yaklaşık 5 milyon varil kapasiteyle ham petrol taşıyor. Bu hat, Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi'ndeki Hürmüz Boğazı'na bağımlılığını azaltan stratejik bir güzergah. Saldırıda can kaybı veya büyük çaplı hasar bildirilmedi; ancak olay, bölgede gerilimi artırdı.
Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hüseyin'in saldırıyı kınadığı ve Irak topraklarının komşu ülkelere saldırı üssü olarak kullanılmasına izin verilmeyeceğini vurguladığı belirtildi. Suudi tarafı ise görüşmede saldırının kabul edilemez olduğunu ve egemenliğe yönelik bir ihlal olduğunu ifade etti. İki bakan, gerilimi düşürmek için diplomatik kanalların açık tutulması konusunda mutabık kaldı.
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, saldırının ardından güvenlik birimlerine faillerin derhal bulunması talimatını verdi. Irak ordusu, saldırının yapıldığı bölgede inceleme başlattı. Ancak saldırıyı hangi grubun üstlendiği henüz netleşmedi. Bölgede İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü ile ilişkili Kataib Hizbullah ve Asaib Ehl-i Hak gibi milisler faaliyet gösteriyor. Bu gruplar daha önce de Suudi Arabistan ve ABD hedeflerine saldırılar düzenlemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik benzer İHA ve füze saldırılarının ardından geldi. Husi hareketi, 2019'da Suudi Aramco tesislerine düzenlediği saldırılarla dünya petrol fiyatlarında geçici bir şok yaratmıştı. Bu kez saldırının Irak'tan gelmesi, İran'ın vekil güçler ağı üzerinden Suudi Arabistan'a baskı yapma kapasitesini gösteriyor. Tahran yönetimi saldırıyla doğrudan ilişkilendirilmedi; ancak İran destekli milislerin Irak'taki varlığı, Bağdat ile Riyad arasında güven bunalımı yaratıyor.
Suudi Arabistan, son aylarda Irak ile ilişkilerini normalleştirme ve ekonomik işbirliğini artırma çabasındaydı. Riyad, 2021'de Bağdat'a büyükelçi atamış ve sınır kapısı Arar'ı yeniden açmıştı. Ancak saldırı, bu olumlu gidişata gölge düşürdü. Suudi Arabistan, İran ile Nisan 2023'te Çin arabuluculuğuyla varılan anlaşma sonrası tansiyonu düşürmeye çalışıyor. Irak'tan gelen saldırı, bu kırılgan süreci test ediyor.
ABD ve Körfez ülkeleri, Irak'taki İran yanlısı milislerin Suudi enerji altyapısına yönelik tehdidini yakından izliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıyla ilgili istihbarat paylaşımında bulunduğunu açıklamadı; ancak bölgedeki askeri varlığını koruyor. Petrol piyasaları, saldırıya sınırlı tepki verdi; Brent petrol fiyatı %1'in altında arttı. Yatırımcılar, arzda kesinti olmadığı sürece risk priminin düşük kalacağını öngörüyor.
Irak'ın Meysan vilayeti, İran sınırına yakınlığı ve milis gruplarının yoğunluğuyla biliniyor. Bölgede daha önce de ABD askerlerine ve diplomatik tesislere yönelik roket saldırıları düzenlenmişti. Irak hükümeti, milisler üzerindeki kontrolünü artırmakta zorlanıyor. Bu durum, Bağdat'ın egemenlik iddiasını zayıflatırken, Suudi Arabistan gibi komşularla ilişkilerini de tehlikeye atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'tan Suudi Arabistan'a yönelik boru hattı saldırısı, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Irak ile enerji işbirliğini derinleştirmeye çalışıyor; Kerkük-Ceyhan boru hattı ve Basra Körfezi'nden gelecek yeni hatlar gündemde. Saldırı, Irak'taki istikrarsızlığın enerji altyapısına yansıma riskini gösteriyor. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Bölgede artan İran destekli milis saldırıları, Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığını ve diplomatik dengelerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Ankara, hem Riyad hem Bağdat ile diyaloğu sürdürerek tansiyonun düşürülmesinde rol oynayabilir.