Iraklı yetkililer, ABD'nin İran havayollarına yönelik yaptırımlarından bazı Irak havalimanlarının muaf tutulması için Washington ile doğrudan müzakereler yürütüyor. Yetkililer Cumartesi günü yaptıkları açıklamada, görüşmelerin insani gerekçelerle uçuşların yeniden başlamasını sağlamayı amaçladığını belirtti. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Irak hükümeti, İran havayollarının bölgesel merkezlere gerçekleştirdiği uçuşlara getirilen ABD yaptırımlarının Irak'ı olumsuz etkilediğini savunuyor.
Yaptırımların Arka Planı ve Irak'ın Tutumu
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, özellikle 2018'de Washington'ın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeniden sıkılaştırılmıştı. Bu kapsamda İran havayollarına (Iran Air) ve bağlantılı şirketlere yönelik çeşitli kısıtlamalar getirildi. Irak, İran ile uzun süredir devam eden ekonomik ve kültürel bağları nedeniyle bu yaptırımlardan doğrudan etkileniyor. Irak havalimanları, özellikle Bağdat ve Erbil, İran'a açılan önemli kapılar arasında. Yaptırımlar nedeniyle İran havayollarının bu noktalara uçuşları ya durduruldu ya da ciddi şekilde kısıtlandı.
Irak yetkilileri, yaptırımların insani boyutuna dikkat çekerek, İran'da tedavi gören hastalar, öğrenciler ve aileleri için uçuşların hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca Irak, İran ile ticaretinin önemli bir kısmını havayolu taşımacılığı üzerinden gerçekleştiriyor. Muafiyet talebi, Bağdat'ın Washington ile Tahran arasında dengeli bir politika izleme çabasının bir yansıması olarak görülüyor.
ABD yönetimi ise İran'a yönelik yaptırımların tavizsiz uygulanması konusunda kararlı. Ancak Irak gibi stratejik ortakların insani ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak zorunda. Görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor. Irak'ın talebi, yaptırımların delinmesi anlamına gelip gelmeyeceği konusunda ABD içinde de tartışmalar yaşanabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Irak'ın muafiyet arayışı, ABD-İran geriliminin bölgedeki yansımalarının bir örneği. İran, ABD yaptırımları altında ekonomik olarak zorlanırken, Irak gibi komşularıyla ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Bu durum, Irak'ın egemenlik alanında denge politikası izlemesini gerektiriyor. Öte yandan, ABD'nin yaptırım rejimi, müttefikleriyle ilişkilerinde çatlaklara yol açabiliyor.
Bölgesel olarak, İran havayollarının uçuşlarının kısıtlanması, alternatif havayollarına ve kara taşımacılığına talebi artırabilir. Bu da Irak'ın ulaşım altyapısı üzerinde ek yük oluşturabilir. Küresel petrol piyasaları açısından ise doğrudan bir etki beklenmiyor; ancak İran'ın izolasyonu, enerji fiyatlarını dolaylı yoldan etkileyebilir.
Uzmanlar, Irak'ın muafiyet talebinin kabul edilmesi halinde, benzer taleplerin diğer ülkelerden de gelebileceğine dikkat çekiyor. Bu da ABD'nin yaptırım politikasında esneklik sağlaması anlamına gelebilir. Ancak Washington'ın İran'a yönelik baskıyı sürdürme konusundaki kararlılığı, muafiyet olasılığını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın İran uçuşları için ABD'den muafiyet talebi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, İran ile ticaret ve enerji bağlantılarını sürdürürken, ABD yaptırımlarına tabi olmadığını savunuyor. Ancak Irak'a tanınacak bir muafiyet, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve stratejik konumunu etkileyebilir. Eğer Irak muafiyet alırsa, İran ile ticaretini kolaylaştırarak Türkiye'ye rakip olabilir. Öte yandan, Türkiye de benzer bir muafiyet talep edebilir. Ayrıca, Irak üzerinden İran'a yönelik baskının hafiflemesi, bölgesel dengeleri değiştirebilir. Türkiye, ABD-İran arasında denge gözetirken, Irak'ın hamlesini dikkatle izlemeli.