Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, cumartesi günü Suudi Arabistan'daki büyük bir boru hattına düzenlenen insansız hava aracı (drone) saldırılarının ardından ülkenin güneydoğusundaki Maysan vilayetinin emniyet müdürünü görevden aldı ve bölgedeki güvenlik kurumlarının yöneticileri hakkında soruşturma başlatılması talimatını verdi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Irak ordusu sözcüsü Sabah el-Numan, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıların ardından harekete geçildiğini duyurdu.
Saldırının Arka Planı ve Irak'ın Tepkisi
Suudi Arabistan'ın doğusundaki stratejik öneme sahip bir boru hattına yönelik drone saldırıları, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Irak hükümeti, saldırının kendi topraklarından gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Başbakan Ali el-Zaidi'nin talimatıyla Maysan Emniyet Müdürü görevden alınırken, vilayetin güvenlik birimlerinin yöneticileri hakkında da idari ve adli soruşturma başlatıldı. Irak ordusu sözcüsü Sabah el-Numan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Saldırının faillerinin tespit edilmesi ve bir daha benzer bir olayın yaşanmaması için tüm güvenlik birimlerimiz seferber edilmiştir" ifadelerini kullandı.
Maysan vilayeti, Irak'ın İran sınırına yakın güneydoğu bölgesinde yer alıyor. Son yıllarda bölgede İran destekli milis grupların etkin olduğu biliniyor. Saldırının arkasında hangi aktörün olduğu henüz netleşmiş değil. Ancak Suudi Arabistan'a yönelik drone saldırıları, daha önce de Yemen'deki Husiler tarafından gerçekleştirilmiş ve bölgesel gerilimi artırmıştı. Irak topraklarından Suudi Arabistan'a yönelik bir saldırı iddiası, Bağdat'ın komşusuyla ilişkilerini ve iç güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor.
Irak Başbakanı el-Zaidi, göreve geldiğinden bu yana ülke içinde güvenlik güçlerinin yeniden yapılandırılması ve yolsuzlukla mücadele konularında kararlı adımlar atmaya çalışıyor. Bu son görevden alma kararı, hükümetin güvenlik zaafiyetlerine karşı tolerans göstermeyeceği mesajını içeriyor. Irak, uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizle boğuşurken, güvenlik birimlerindeki disiplinsizlik ve milis grupların etkisi, merkezi hükümetin otoritesini zayıflatıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak enerji altyapısına yönelik saldırılara karşı son derece hassas. 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarında ani dalgalanmalara neden olmuştu. Bu son saldırı da benzer bir riski gündeme getiriyor. Eğer Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar Irak topraklarından yapılıyorsa, Riyad ile Bağdat arasında diplomatik bir kriz patlak verebilir. Ayrıca, İran'ın bölgedeki vekil gruplar aracılığıyla Suudi Arabistan'ı hedef alması, Tahran ile Riyad arasındaki normalleşme sürecini de sekteye uğratabilir.
ABD ve diğer Batılı ülkeler, Irak'taki milis grupların İran tarafından desteklendiğini ve bölgesel saldırılarda kullanıldığını sık sık dile getiriyor. Irak hükümeti ise egemenliğine vurgu yaparak, kendi topraklarından komşularına yönelik saldırılara izin vermeyeceğini belirtiyor. Bu tür olaylar, Irak'ın egemenlik iddiası ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Drone saldırılarının kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi, Irak'ın istihbarat kapasitesi ve güvenlik güçlerinin etkinliği açısından da bir sınav niteliğinde.
Olay, aynı zamanda Irak'ın iç siyasetinde de yankı bulacak. Başbakan el-Zaidi'nin görevden alma kararı, bazı çevreler tarafından olumlu karşılanırken, milis gruplara yakın kesimlerin tepkisini çekebilir. Irak'ta güvenlik birimlerinde görev yapan üst düzey isimlerin çoğu, farklı siyasi partiler ve milis gruplarla bağlantılı. Bu nedenle, görevden almalar ve soruşturmalar, hassas dengeleri bozabilir. Önümüzdeki günlerde Irak kamuoyunda ve siyaset sahnesinde konunun nasıl şekilleneceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki istikrarsızlık ve Suudi enerji altyapısına yönelik saldırılar, Türkiye'yi birkaç açıdan yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, Irak'ın kuzeyinde PKK varlığı ve güneyde İran destekli milislerin etkinliği, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bölgesel dengeler açısından takip ettiği konular arasında. Suudi Arabistan'a yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca, Irak merkezi hükümetinin zayıflaması, Türkiye'nin Irak'la yürüttüğü ticaret ve enerji projelerini (özellikle Kerkük-Yumurtalık boru hattı) olumsuz etkileyebilir. Bölgede tansiyonun yükselmesi, Türkiye'nin diplomatik çabalarını ve terörle mücadelesini de zorlaştırabilir.