Dünyanın en büyük yarı iletken üreticilerinden Intel, nakit kaybı yaşayan dökümhane (foundry) işini dönüştürme yolunda kritik bir aşamaya geçti. Şirketin yeni üretim süreci olan Intel 18A, artık dış müşterilere hizmet vermeye hazır olduğunu gösteren bir olgunluk seviyesine ulaştı. Analistlere göre bu gelişme, Intel’in uzun vadeli toparlanma planında bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Intel, son yıllarda artan rekabet ve teknolojik dönüşüm sürecinde zorlu bir dönemden geçiyor. Özellikle TSMC ve Samsung gibi rakiplerine karşı üretim teknolojisinde geri kalan şirket, bu açığı kapatmak için büyük yatırımlar yapıyor. Intel 18A süreci, şirketin 1.8 nanometre (nm) sınıfına denk gelen ve en yeni nesil çiplerin üretiminde kullanılacak bir teknoloji olarak öne çıkıyor.
Analistler, Intel’in bu süreçte dış müşterilere kapı açmasının, şirketin dökümhane bölümünün karlılığını artırmak için hayati olduğunu vurguluyor. Intel’in dökümhane işi, 2023’te yaklaşık 7 milyar dolar nakit kaybetti. Bu kaybı durdurmak için şirket, dışarıdan çip tasarlayan firmalara üretim hizmeti sunarak gelir çeşitlendirmesi yapmayı hedefliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Intel’in bu hamlesi, küresel çip pazarında dengeleri değiştirebilir. ABD ve Avrupa’da yerli çip üretimini teşvik eden politikalar, Intel’i stratejik bir oyuncu haline getiriyor. Özellikle ABD’nin CHIPS Yasası kapsamında sağladığı teşviklerle Intel, Ohio ve Arizona’da yeni fabrikalar kuruyor. Şirket, bu tesislerde hem kendi çiplerini hem de dış müşteriler için özel çipler üretecek.
Teknoloji devleri Apple, Nvidia ve Qualcomm gibi firmalar, halihazırda TSMC’ye bağımlı durumda. Intel’in rekabetçi bir alternatif sunması, tedarik zincirinde çeşitlilik yaratabilir. Ancak Intel’in geçmişte vaat ettiği teknolojik dönüşümleri zamanında gerçekleştirememesi, yatırımcılar arasında temkinli bir iyimserlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Intel’in dış müşterilere açılması, Türkiye gibi yarı iletken tedarikinde dışa bağımlı ülkeler için dolaylı etkiler yaratabilir. Çip krizi döneminde otomotiv ve savunma sanayiinde darboğazlar yaşayan Türkiye, tedarik kaynaklarının çeşitlenmesinden fayda görebilir. Ayrıca Intel’in ABD’de üretim kapasitesini artırması, küresel ticaret savaşları ve tedarik zinciri risklerine karşı alternatif bir kanal oluşturabilir. Doğrudan bir işbirliği veya bağımlılık olmamakla birlikte, gelişme küresel çip pazarındaki kırılganlıkları azaltma potansiyeli taşıyor.