Siyah Afrikalı ve Karayipli kökenli kişilerde felç (inme) risk faktörlerinin, beyaz nüfusa kıyasla daha hızlı arttığı ortaya çıktı. King's College London tarafından yapılan yeni bir analiz, yüksek tansiyon ve diyabet gibi felce yol açan temel sağlık sorunlarının bu topluluklarda önemli ölçüde daha yaygın olduğunu ve bu eşitsizliğin giderek büyüdüğünü gösteriyor. Araştırma, sağlık politikalarının bu gruplara yönelik acil önlemler alması gerektiğine işaret ediyor.
Siyah Topluluklarda Felç Risk Faktörleri Neden Artıyor?
King's College London'daki araştırmacılar, İngiltere'deki ulusal sağlık verilerini analiz ederek siyah Afrikalı ve Karayipli bireylerde diyabet ve hipertansiyon (yüksek tansiyon) oranlarının beyazlara kıyasla çok daha yüksek olduğunu tespit etti. Özellikle son on yılda bu fark daha da açıldı. Örneğin, siyah Karayipli kadınlarda diyabet görülme sıklığı beyaz kadınlara göre yaklaşık üç kat daha fazla. Benzer şekilde, siyah Afrikalı erkeklerde hipertansiyon riski, beyaz erkeklere kıyasla belirgin şekilde yüksek.
Uzmanlar, bu eşitsizliğin arkasında genetik yatkınlığın yanı sıra sosyoekonomik faktörlerin de rol oynadığını vurguluyor. Düşük gelirli bölgelerde yaşayan siyah toplulukların sağlıklı gıdaya erişiminin kısıtlı olması, stres düzeylerinin yüksek olması ve sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamaları, risk faktörlerini artırıyor. Ayrıca, bu gruplarda felç geçirme yaşının daha genç olduğu ve felç sonrası ölüm oranlarının daha yüksek olduğu da belirtiliyor.
Çalışmanın başyazarı Dr. [İsim] yaptığı açıklamada, "Bu bulgular, sağlık sistemlerinin siyah topluluklara yönelik koruyucu programları güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Erken teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleriyle felç vakalarının önemli ölçüde azaltılabileceğini biliyoruz" dedi.
Küresel Boyut: Benzer Eşitsizlikler Dünya Genelinde Görülüyor
Bu durum yalnızca İngiltere'ye özgü değil. ABD'de de siyah nüfusta felç görülme sıklığı beyazlara göre iki kat daha fazla. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan Afrika kökenli topluluklarda felç riski, gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksek. Bu eşitsizlik, küresel sağlık politikalarının öncelikleri arasında yer almayı gerektiriyor.
Uzmanlar, sağlık sistemlerinin kültürel duyarlılıkla hareket etmesi ve toplum temelli müdahale programları geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyonun erken teşhisi için düzenli taramalar, bu topluluklarda felç yükünü azaltmada kritik öneme sahip. Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması için sosyal destek mekanizmalarının kurulması öneriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir tablo söz konusu. Ülkede kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle doğu bölgelerinde ve düşük gelirli gruplarda hipertansiyon ve diyabet yaygınlığı yüksek. Türkiye'nin sağlık politikaları, kronik hastalıklarla mücadelede toplum tabanlı tarama programlarına ağırlık vermeli. Ayrıca, bu eşitsizliklerin azaltılması için sosyoekonomik faktörlerin iyileştirilmesi ve sağlık okuryazarlığının artırılması gerekiyor. Bu çalışmanın bulguları, Türk sağlık sistemine de önemli dersler sunuyor.