İngiltere'de artan enflasyon, toplumun farklı kesimlerini eşit şekilde etkilemiyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, düşük gelirli hanelerin bütçesini orantısız şekilde zorluyor. Resmi verilere göre, en zengin yüzde 10'luk kesim gelirlerinin ortalama yüzde 4,5'ini enerjiye ayırırken, en yoksul yüzde 10'luk kesim için bu oran yüzde 9'un üzerine çıkıyor. Enerji krizi, zaten yüksek enflasyonla mücadele eden İngiltere'de gelir adaletsizliğini derinleştiriyor.
Enerji faturaları ve gelir dağılımı
İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, 2023 yılı son çeyreğinde hanelerin enerji harcamaları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 arttı. Bu artıştan en çok etkilenenler, ısınma ve elektrik giderlerinin toplam harcamalarındaki payı daha yüksek olan düşük gelirli haneler oldu. Örneğin, Londra'da bir süpermarket zincirinin yaptığı anket, düşük gelirli ailelerin yüzde 40'ının kış aylarında ısınmayı kısıtlamak zorunda kaldığını ortaya koydu.
Enerji düzenleme kurumu Ofgem'in verileri de bu tabloyu doğruluyor. 2022'den bu yana enerji fiyatlarındaki artışın, en yoksul yüzde 20'lik kesimin harcanabilir gelirinde ortalama yüzde 6'lık bir kayba yol açtığı tahmin ediliyor. Buna karşılık, en zengin yüzde 20'lik kesimde bu oran yalnızca yüzde 1,5 seviyesinde. Uzmanlar, hükümetin enerji fiyatlarını sınırlama politikasının herkes için geçerli olduğunu ancak düşük gelirlilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel enerji krizinin yansımaları
İngiltere'deki bu durum, küresel enerji krizinin gelişmiş ülkelerde yarattığı sosyal eşitsizliğin tipik bir örneği olarak gösteriliyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki ani yükseliş, düşük gelirli haneleri varlıklı kesime göre çok daha sert vurdu. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, İngiltere'de enerji yoksulluğu riski, 2022-2023 kışında yüzde 10 artarak hanelerin yaklaşık yüzde 25'ini etkiledi.
Avrupa genelinde de benzer bir eğilim gözlemleniyor. Almanya ve Fransa'da da düşük gelirli haneler enerjiye daha fazla pay ayırıyor. Ancak İngiltere, sosyal yardım sisteminin yetersizliği ve konut stokunun ısı yalıtımı açısından zayıf olması nedeniyle en kırılgan ülkeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, uzun vadeli çözüm için yalıtım yatırımları ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki enerji kaynaklı enflasyon adaletsizliği, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de de düşük gelirli haneler, enerji fiyatlarındaki artıştan orantısız şekilde etkileniyor. Özellikle doğal gaz ve elektrik zamları, TÜİK verilerine göre en düşük gelir grubunda enflasyonu yüzde 85'e çıkarırken, en yüksek gelir grubunda yüzde 55 civarında seyrediyor. Bu durum, Türkiye'deki gelir adaletsizliğini derinleştiriyor ve sosyal patlama riskini artırıyor. Hükümetin enerji sübvansiyon politikaları, kısa vadede rahatlatma sağlasa da uzun vadeli yapısal reformlara (enerji verimliliği, yalıtım, yenilenebilir enerji) ihtiyaç duyuluyor. Aksi takdirde, enerji yoksulluğu Türkiye'de de kalıcı bir toplumsal soruna dönüşebilir.