İngiltere'deki kurumsal tanımlanmış fayda emeklilik planları, 2019'dan bu yana artan devlet tahvili getirileri sayesinde fonlama seviyelerinde önemli bir iyileşme kaydetti. Bu durum, ortaya çıkan fazlalıkların nasıl değerlendirileceği konusunda iş dünyası, düzenleyiciler ve hükümet arasında hararetli bir tartışmaya yol açtı. Bazı şirketler fazla fonları hissedarlara dağıtmak veya yatırım yapmak isterken, diğerleri çalışanlara daha iyi emeklilik garantileri sağlanması gerektiğini savunuyor.
Fonlama seviyelerindeki iyileşmenin arka planı
Tanımlanmış fayda emeklilik planları, çalışanlara emeklilikte belirli bir gelir vaat eden ve riski işverene yükleyen planlardır. Uzun yıllar boyunca düşük faiz oranları, bu planların yükümlülüklerini karşılamak için yeterli varlığa sahip olmamasına neden oldu. Ancak 2019'dan itibaren, özellikle pandemi sonrası enflasyonist baskılarla birlikte, İngiltere Merkez Bankası'nın faiz artırımları devlet tahvili getirilerini yükseltti. Bu durum, emeklilik fonlarının elindeki tahvillerin değerini artırarak fonlama açıklarını kapattı ve hatta bazı planlarda fazlalık yarattı.
Pension Protection Fund verilerine göre, İngiltere'deki tanımlanmış fayda planlarının toplam fonlama fazlası 2023 sonu itibarıyla 50 milyar sterline ulaştı. Bu, 2019'daki 100 milyar sterlinlik açığa kıyasla çarpıcı bir dönüşüm. Ancak bu fazlalık, planlar arasında eşit dağılmış değil; bazı büyük şirketler milyarlarca sterlinlik fazla bildirirken, birçok küçük plan hala açık veriyor.
Fazlalıkların kullanımına yönelik öneriler ve itirazlar
Fazlalıkların nasıl kullanılacağı konusunda farklı görüşler bulunuyor. İşveren grupları, şirketlerin bu fonları yatırım, borç azaltma veya hissedar getirileri için kullanabilmesi gerektiğini savunuyor. Örneğin, Tesco, Marks & Spencer ve BP gibi büyük perakende ve enerji şirketleri, geçmiş yıllarda planlarına ek katkı yapmıştı ve şimdi bu fazlalıkların iadesini talep ediyor. Ancak sendikalar ve emeklilik hakları savunucuları, fazlalıkların öncelikle çalışanlara daha iyi emeklilik garantileri sağlamak için kullanılması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, düzenleyici kurumlar, fonların uzun vadeli istikrarını korumak için fazlalıkların düşük riskli varlıklarda tutulması gerektiğini belirtiyor.
Bir diğer öneri ise fazlalıkların İngiltere ekonomisine yatırım yapmak için kullanılması. Bazı uzmanlar, emeklilik fonlarının altyapı projelerine veya yeşil enerji girişimlerine yatırım yaparak hem ekonomiye fayda sağlayabileceğini hem de getiri elde edebileceğini savunuyor. Ancak bu yaklaşım, fon yöneticilerinin risk iştahına ve düzenleyici kısıtlamalara bağlı.
Bölgesel ve küresel bağlam
İngiltere'deki bu tartışma, gelişmiş ekonomilerde emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği ile ilgili daha geniş bir gündemin parçası. Birçok ülkede, tanımlanmış fayda planları yerini tanımlanmış katkı planlarına bırakırken, İngiltere'de bu dönüşüm daha yavaş gerçekleşiyor. Fazlalıklar, şirketlerin emeklilik yükümlülüklerinden kurtulmak için planları satın alma veya riskten korunma stratejilerini etkileyebilir. Ayrıca, İngiltere'nin Brexit sonrası ekonomik zorlukları ve küresel faiz oranlarındaki belirsizlikler, bu fazlalıkların kalıcı olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Eğer faiz oranları düşerse, fonlama seviyeleri tekrar bozulabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki emeklilik fonlarındaki fazlalık tartışması, Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemi (BES) ve kamu emeklilik fonlarının yönetimi için önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de yüksek enflasyon ve faiz oranları, fonlama seviyelerini etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin daha kırılgan ekonomik yapısı ve döviz kuru riskleri, fon fazlalıklarının sürdürülebilirliğini sınırlıyor. Ayrıca, küresel faiz oranlarındaki değişimler, Türkiye'nin uluslararası sermaye akışları ve borçlanma maliyetleri üzerinde etkili olabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin emeklilik reformları ve uzun vadeli yatırım stratejileri için bir referans noktası oluşturabilir.