Londra - Yapılan kapsamlı bir kamuoyu araştırmasına göre, Birleşik Krallık'ta seçmenlerin neredeyse yarısı ülkenin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılmasını destekliyor. Anket, iktidardaki İşçi Partisi'nin bu konuyu benimsemesi halinde oylarını artırabileceğini gösteriyor. Özellikle Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın bir sonraki seçimlerin ardından AB'ye yeniden katılma yönündeki kişisel tercihi, seçmenlerin %48'i tarafından destekleniyor. Bu bulgular, Downing Street'te yeniden katılım müzakereleri isteyenleri cesaretlendirirken, bazı üst düzey yetkililerin hâlâ temkinli olduğu belirtiliyor.
Anketin Detayları ve Siyasi Yansımaları
Ülke çapında gerçekleştirilen ve geniş bir katılımcı kitlesine sahip olan megapoll, İngiliz siyasetinde AB üyeliği tartışmalarının yeniden alevlenebileceğine işaret ediyor. Ankete katılanların %48'i, Andy Burnham'ın AB'ye yeniden katılma yönündeki tercihini desteklerken, kararsızların oranı da dikkat çekiyor. Bu sonuçlar, Brexit sonrası dönemde ekonomik zorluklar ve ticaret engelleriyle boğuşan ülkede, kamuoyunun AB'ye bakışının değiştiğini gösteriyor.
İşçi Partisi içinde, özellikle genç ve kentli seçmen tabanında AB yanlısı duyguların güçlü olduğu biliniyor. Parti liderliği, bir sonraki genel seçimlerde bu konuyu gündeme getirmenin seçim kazançları sağlayabileceğini değerlendiriyor. Ancak, 2016'daki Brexit referandumunda 'Hayır' oyu veren bölgelerde partinin oy kaybetme riski de göz önünde bulunduruluyor. Bu nedenle, İşçi Partisi'nin resmi tutumu henüz netleşmiş değil.
Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümet, AB ile ilişkileri iyileştirme yönünde adımlar atmış olsa da, tam üyelik müzakerelerine başlama konusunda isteksiz. Starmer, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda, "AB'ye yeniden katılma gündemimizde yok" demişti. Ancak anket sonuçları, parti içindeki baskıları artırabilir. Özellikle Burnham gibi isimlerin açıkça AB yanlısı pozisyon alması, parti içinde bir tartışma başlatabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının üzerinden beş yıldan fazla süre geçti. Brexit'in ekonomik etkileri, ticaret anlaşmalarındaki zorluklar ve Kuzey İrlanda protokolü gibi konular hâlâ çözüme kavuşmuş değil. Anket sonuçları, İngiliz kamuoyunun bir kısmının pişmanlık duyduğunu ve yeniden entegrasyon arayışında olduğunu gösteriyor. Bu durum, AB'nin genişleme ve komşuluk politikaları açısından da önemli. AB yetkilileri, İngiltere'nin yeniden katılma ihtimalini şimdilik soğukkanlılıkla karşılıyor; ancak uzun vadede bu tür bir talebin müzakerelere dönüşmesi halinde karmaşık süreçlerin yaşanabileceği belirtiliyor.
İngiltere'nin AB'ye yeniden katılması, sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Avrupa'da Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı sürerken, Batı bloğunun birliği kritik bir önem taşıyor. İngiltere'nin AB'ye dönüşü, Avrupa'nın savunma ve dış politika alanında daha koordineli hareket etmesine katkı sağlayabilir. Ancak, bu sürecin kolay olmayacağı, İngiliz iç siyasetindeki bölünmüşlüğün devam ettiği de bir gerçek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de AB'ye yeniden katılma yönündeki kamuoyu eğilimleri, Türkiye'nin AB üyelik süreci açısından dolaylı da olsa bir fırsat penceresi yaratabilir. İngiltere'nin yeniden AB'ye katılması, Birliğin genişleme politikasını canlandırabilir ve Türkiye'nin üyelik müzakerelerine yeni bir ivme kazandırabilir. Ayrıca, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ticaret anlaşmasının AB çerçevesinde yeniden şekillenmesi gerekebilir. Ancak, İngiltere'nin öncelikli olarak kendi iç siyasi ve ekonomik sorunlarına odaklanması, kısa vadede Türkiye'ye yönelik somut bir etki yaratmayabilir. Yine de Avrupa'da istikrarın artması, Türkiye'nin dış politikası için olumlu bir zemin oluşturabilir.