İngiltere'de hükümetin açıkladığı yeni bina güvenliği düzenlemeleri, tehlikeli kaplama malzemelerinin apartman bloklarından sökülmesini hızlandırmayı hedeflese de, site sakinleri ve güvenlik uzmanları bu değişikliklerin yangın riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni kurallar, özellikle yüksek katlı konutlarda kullanılan yanıcı cephe kaplamalarının kaldırılması sürecinde denetim ve sorumluluk paylaşımını yeniden düzenliyor. Hükümet, düzenlemelerin süreci hızlandıracağını savunurken, sakinler ve muhalefet, değişikliklerin güvenlik standartlarını gevşetebileceğini ve bazı binalarda tehlikeli kaplamanın kalıcı hale gelebileceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Grenfell Sonrası Düzenlemeler ve Değişen Sorumluluklar
2017 yılında Londra'daki Grenfell Tower'da meydana gelen ve 72 kişinin hayatını kaybettiği yangın, İngiltere'de bina güvenliği mevzuatında köklü değişikliklerin kapısını aralamıştı. Yangının hızla yayılmasında, binanın dış cephesinde kullanılan yanıcı polietilen çekirdekli kaplama malzemelerinin etkili olduğu ortaya çıkmıştı. O günden bu yana, ülke genelinde yüzlerce apartman bloğunda benzer riskli kaplamaların sökülmesi için çalışmalar başlatıldı. Hükümet, 2022 yılında kabul edilen Bina Güvenliği Yasası ile bina sahiplerine ve geliştiricilere ciddi yükümlülükler getirdi. Ancak süreç, maliyet anlaşmazlıkları, bürokratik engeller ve yüklenici yetersizliği nedeniyle yavaş ilerledi. Birçok blokta kaplamalar hâlâ yerinde duruyor ve sakinler her an yeni bir felaket endişesiyle yaşıyor.
Hükümetin şimdi açıkladığı yeni kurallar, kaplama söküm sürecinde 'risk temelli' bir yaklaşım benimsenmesini öngörüyor. Buna göre, tüm binaların aynı öncelik sırasına göre ele alınması yerine, yangın riski daha yüksek olan yapılara öncelik verilecek. Yetkililer, bu yöntemin kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacağını ve süreci hızlandıracağını savunuyor. Ancak sakinler ve bağımsız uzmanlar, bu yaklaşımın bazı binalardaki tehlikeli kaplamaların yıllarca yerinde kalmasına yol açabileceği görüşünde. Özellikle düşük riskli olarak sınıflandırılan ancak yine de yanıcı malzeme içeren bloklarda yaşayanlar, kendilerini güvende hissetmediklerini dile getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Bina Güvenliği Krizi Sadece İngiltere'yle Sınırlı Değil
İngiltere'deki tartışma, aslında küresel ölçekte bir sorunun yerel bir yansıması. Dünya genelinde hızlı kentleşme ve konut ihtiyacı, inşaat sektörünü daha ucuz ve hafif malzemelere yönlendirdi. Ancak bu malzemelerin yangın güvenliği standartlarına uygunluğu her ülkede aynı düzeyde denetlenmiyor. Avrupa Birliği, 2020'de yayımladığı Yapı Ürünleri Yönetmeliği ile üye ülkelerde cephe kaplamalarının yangın performansına ilişkin ortak kriterler getirdi. ABD'de ise 2017'de Londra'daki Grenfell yangınından önce, 2015'te Dubai'deki Address Downtown otelinde ve 2019'da Avustralya'da Melbourne'deki Neo200 binasında benzer cephe yangınları yaşanmıştı. Bu olaylar, yanıcı kaplamaların sadece İngiltere'de değil, dünya çapında bir sorun olduğunu gözler önüne seriyor.
Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ve hızlı yapılaşma süreçlerinden geçen ülkeler için de bu tartışma büyük önem taşıyor. Türkiye'de özellikle 2000'li yıllardan sonra inşa edilen birçok yüksek yapıda, dış cephe kaplamalarının yangın dayanımına ilişkin denetimlerin yeterince titiz yapılmadığına dair endişeler zaman zaman gündeme geliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki rezidans ve iş merkezlerinin cephelerinde kullanılan malzemelerin yangın sınıfı, ilgili yönetmeliklerde belirtilmiş olsa da uygulamada denetim eksiklikleri olabileceği belirtiliyor. İngiltere'deki gelişmeler, bu tür risklerin önlenmesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra etkin denetim ve hesap verebilirliğin şart olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, yeni kuralların sadece teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda bir güven krizi yönetimi meselesi olduğunu vurguluyor. Sakinlerin endişeleri, hükümetin iletişim eksikliği ve sürecin şeffaf yürütülmemesiyle daha da artıyor. Bazı yerel yönetimler, merkezi hükümetin yeni yaklaşımını desteklerken, bazı belediyeler ise kendi bölgelerindeki binalar için ek güvenlik önlemleri almayı planlıyor. İngiltere'deki bu tartışma, diğer ülkeler için de bir uyarı niteliğinde: Bina güvenliği, sadece inşaat aşamasında değil, binanın tüm yaşam döngüsü boyunca takip edilmesi gereken bir süreç.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki kaplama tartışması, Türkiye'nin deprem ve yangın güvenliği politikaları için önemli dersler içeriyor. Türkiye'de özellikle 1999 depremi sonrası yürürlüğe giren yapı denetim sistemine rağmen, özellikle büyükşehirlerdeki eski binalarda cephe kaplamalarının yangın dayanımı yeterince denetlenmiyor. İstanbul'da 2023'te bir rezidansta çıkan yangında dış cephenin alevleri hızla yaydığı görülmüştü. Türkiye, kendi Bina Güvenliği Yasası'nı gözden geçirirken, İngiltere'nin deneyiminden çıkaracağı dersler var: Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, riskli yapıların tespiti ve dönüşüm sürecinde şeffaflık, can güvenliği için hayati önem taşıyor. Ayrıca Türkiye'nin inşaat sektörü, Avrupa Birliği standartlarına uyum sürecinde bu tür düzenlemeleri yakından takip etmeli.