İngiltere'nin yeni Başbakanı Keir Starmer göreve başlarken, ülke genelinde yapılan 40 yıllık kamuoyu yoklamaları, halkın gerçek taleplerini gözler önüne seriyor. Britanyalıların en büyük öncelikleri arasında ekonomik istikrar, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal adalet yer alıyor. Starmer'ın selefi Rishi Sunak'ın politikalarına yönelik memnuniyetsizlik, özellikle enflasyon ve yaşam maliyeti krizinde belirginleşti. Anketlere göre, seçmenlerin yüzde 70'i ekonomik belirsizliğin azaltılmasını talep ederken, yüzde 65'i Ulusal Sağlık Sistemi'ne (NHS) daha fazla yatırım yapılmasını istiyor.
Gelişmenin arka planı: Starmer'ın karşılaştığı tablo
Starmer'ın liderliğindeki İşçi Partisi, 14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarının ardından seçim zaferi kazandı. Ekonomik durgunluk, artan yaşam maliyetleri ve sağlık sistemi üzerindeki baskı, seçmenleri değişime itti. 1980'lerden bu yana yapılan düzenli kamuoyu yoklamaları, Britanya halkının temel kaygılarının zamanla nasıl evrildiğini gösteriyor. 1980'lerde ve 1990'larda enflasyon ve işsizlik ön plondayken, 2000'lerle birlikte sağlık ve eğitim hizmetleri öne çıktı. Son beş yılda ise Brexit sonrası ticaret anlaşmaları ve göç politikaları da önemli birer başlık haline geldi.
Anketlere göre, Starmer'ın önündeki en acil meseleler arasında ekonomik büyümenin canlandırılması, gelir eşitsizliğinin azaltılması ve kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi bulunuyor. Özellikle NHS'teki bekleme sürelerinin kısaltılması ve sosyal yardımların yetersizliği, halkın sabrını zorlayan konular arasında. Starmer, kampanyasında "ulusal yeniden inşa" vaadiyle yola çıktı ancak bunu nasıl hayata geçireceği henüz net değil.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere'nin değişen rolü
İngiltere'nin yeni başbakanı, sadece iç politikada değil, uluslararası alanda da bir dizi zorlukla karşı karşıya. Brexit sonrası AB ile ilişkilerin yeniden tanımlanması, İskoç bağımsızlık talepleri ve Ukrayna savaşındaki rolü, dış politikada öne çıkan başlıklar. Kamuoyu yoklamaları, Britanyalıların yüzde 58'inin AB ile daha yakın ekonomik ilişkiler kurulmasını desteklediğini, ancak yeniden AB üyeliğine sıcak bakmadığını gösteriyor. Öte yandan, NATO savunma harcamaları ve Çin ile ticari dengelerin sağlanması da kritik öneme sahip.
Starmer'ın siyasi kariyeri ve geçmişi, onu merkez sol bir lider olarak konumlandırıyor. Ancak küresel enflasyon baskısı ve arz zinciri sorunları, İngiltere ekonomisini zorlamaya devam ediyor. Önceki hükümetin bıraktığı bütçe açığı ve borç yükü, yeni yönetimin manevra alanını daraltıyor. Bu nedenle Starmer, halkın beklentilerini karşılarken mali disiplini korumak zorunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki siyasi değişim, Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından da önemli. İşçi Partisi hükümeti, Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin ihracat hedefleri ve savunma sanayi işbirlikleri açısından İngiltere kritik bir ortak. Starmer'ın dış politikada daha çok Avrupa'ya yönelmesi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, İngiltere'nin Orta Doğu politikasında değişiklik olması durumunda, Türkiye'nin bölgesel çıkarları da etkilenebilir. Kısacası, karşılıklı ticaret ve diplomatik kanalların canlı kalması, her iki ülkenin de yararına olacaktır.