İngiltere Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, İşçi Partisi hükümetinin dış yardım bütçesinde yaptığı kesintiler, bazı Afrika ülkelerine sağlanan ikili desteği yüzde 90'a varan oranlarda azalttı. Kesintilerin merkezinde, bütçe disiplini gerekçesiyle yapılan ve özellikle Sahra Altı Afrika'ya yönelik kalkınma programlarını hedef alan bir dizi önlem yer alıyor. Eleştirmenler, bu adımın İngiltere'nin uluslararası sahnede oynamak istediği role dair "küresel bir mesaj" gönderdiğini ve ülkenin yoksullukla mücadele taahhütlerini zedelediğini belirtiyor.
Kesintilerin boyutu ve hedef ülkeler
Foreign Office'in yayımladığı belgelere göre, Nijerya, Etiyopya, Somali ve Güney Sudan gibi ülkelere yönelik ikili yardım bütçeleri önceki yıllara kıyasla yüzde 70 ila 90 oranında daraltıldı. Örneğin, İngiltere'nin Nijerya'ya sağladığı doğrudan kalkınma yardımı 2023'te 200 milyon sterlin iken, 2025-2026 dönemi için sadece 20 milyon sterlin öngörülüyor. Benzer şekilde, Etiyopya'ya ayrılan kaynak 150 milyon sterlinden 15 milyon sterline düşürüldü. Kesintiler, sağlık, eğitim ve altyapı projelerini doğrudan etkileyecek. Hükümet, bu kararı mali disiplin ve kamu borcunu azaltma hedefleriyle gerekçelendiriyor. Ancak Dışişleri Bakanı David Lammy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Önceliklerimizi yeniden belirlemek zorundayız. Mevcut kaynaklarla en fazla etkiyi yaratacak alanlara odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Lammy, iklim değişikliği ve küresel sağlık gibi temalara daha fazla kaynak aktarılacağını da sözlerine ekledi.
Eleştiriler ve küresel yankılar
Kesintiler, başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere geniş bir kesimden tepki çekti. Oxfam ve Save the Children gibi yardım kuruluşları, kararın "felaket" olarak nitelendirilebileceğini belirterek, İngiltere'nin BM hedefi olan milli gelirin yüzde 0,7'sini yardıma ayırma taahhüdünden uzaklaştığını hatırlattı. Eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu kesintiler, İngiltere'nin küresel bir güç olarak itibarına onarılmaz bir darbe vuracak" dedi. Afrika Birliği ise konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "İngiltere'nin bu kararı, kıtamıza yönelik uzun vadeli kalkınma ortaklıklarını olumsuz etkileyecektir" ifadelerini kullandı. Öte yandan, bazı analistler kesintilerin Çin ve Rusya gibi ülkelerin Afrika'daki nüfuzunu artırabileceği uyarısında bulunuyor. İngiltere'nin yardım bütçesindeki daralma, özellikle terörle mücadele ve istikrar projelerinin aksamasına yol açarak bölgesel güvenlik risklerini de beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Afrika'daki yardım kesintileri, Türkiye'nin kıtadaki artan diplomatik ve ekonomik varlığı açısından dolaylı bir fırsat penceresi sunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da kalkınma işbirliği, ticaret ve güvenlik alanlarında aktif bir politika izliyor. İngiltere gibi geleneksel donörlerin çekilmesi, Türkiye'nin özellikle Sahra Altı Afrika'da yürüttüğü altyapı, sağlık ve eğitim projeleri için yeni işbirliği alanları yaratabilir. Ancak bu durum, aynı zamanda Türkiye'nin bu ülkelerden artan beklentilerle karşılaşmasına da yol açabilir. Türk dış politikası, bu boşluğu doldururken sürdürülebilir kalkınma ilkelerini gözetmeli ve yerel aktörlerle dengeli ilişkiler kurmalıdır. Aksi takdirde, kısa vadeli kazançlar uzun vadede ağır sorumluluklar getirebilir.