İngiltere’de mali disiplini sağlamak amacıyla başlatılan kapsamlı vergi denetimleri ve cezai yaptırımlara rağmen, ülkenin vergi açığı (tax gap) beklenmedik bir şekilde genişleyerek 2024-25 mali yılı için geçici tahminlerde 59,2 milyar sterline ulaştı. Hazine ve Gelir İdaresi’nin (HMRC) yayımladığı ön verilere göre, bu rakam bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 4 milyar sterlinlik bir artışı temsil ediyor ve hükümetin vergi kaçakçılığı ile mücadelede karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Vergi açığı, tahsil edilmesi gereken vergilerle fiilen toplanan miktar arasındaki farkı ifade ediyor ve bu farkın büyümesi, kamu hizmetlerinin finansmanını tehdit eden önemli bir mali sorun olarak değerlendiriliyor.
Vergi açığındaki artışın nedenleri
HMRC’nin açıklamasına göre, vergi açığındaki yükselişin başlıca nedenleri arasında karmaşık vergi yapıları, uluslararası şirketlerin agresif vergi planlamaları ve kayıt dışı ekonominin büyümesi yer alıyor. Özellikle dijital ekonominin yaygınlaşmasıyla birlikte, çevrimiçi platformlar üzerinden yapılan işlemlerin izlenmesinin güçleşmesi, vergi kayıplarını artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, küçük işletmeler ve serbest çalışanlar arasında yaygın olan nakit tabanlı işlemlerin beyan dışı kalması da açığın büyümesine katkıda bulunuyor. Hükümet, bu sorunla mücadele için 2023 yılında 1 milyar sterlinlik ek bir bütçe ayırarak denetim kapasitesini artırmayı hedeflemiş olsa da, alınan önlemlerin henüz istenen sonucu vermediği anlaşılıyor. Uzmanlar, vergi açığının kapanması için daha radikal reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere’nin vergi açığındaki artış, yalnızca ülke içi bir mesele olmanın ötesinde küresel finansal sisteme de sinyaller gönderiyor. Brexit sonrası mali bağımsızlığını ilan eden İngiltere, düşük kurumlar vergisi oranları ve esnek düzenlemeleriyle uluslararası yatırımcıları çekmeye çalışırken, diğer yandan vergi gelirlerini koruma baskısı altında. Bu ikilem, OECD’nin küresel asgari kurumlar vergisi girişimi gibi uluslararası düzenlemelerle de çelişebiliyor. Ayrıca, İngiltere’nin vergi açığı sorunu, Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD gibi benzer sorunlarla boğuşan diğer gelişmiş ekonomiler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Küresel ticaret savaşları ve pandemi sonrası toparlanma sürecinde, hükümetlerin artan kamu harcamalarını finanse edebilmek için vergi tabanlarını genişletme çabaları, vergi kaçakçılığı ve kayıt dışılıkla mücadeleyi daha da kritik hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki vergi açığı artışı, Türkiye için benzer mali disiplin sorunlarına ışık tutuyor. Türkiye'de de kayıt dışı ekonomi ve vergi kaçakçılığı önemli bir sorun olarak dururken, gelişmiş ülkelerin bu mücadeledeki başarısızlıkları, uygulanan politikaların yeterli olmadığını gösteriyor. Türkiye, dijital vergilendirme ve kayıt altına alma konularında İngiltere'den ders çıkararak kendi sistemini güçlendirebilir. Ayrıca, İngiltere'nin vergi açığının büyümesi, küresel sermaye akışları ve yatırım kararları üzerinden dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir; zira vergi cennetleri ve agresif planlamalarla mücadele, gelişmekte olan ülkelerin vergi tabanlarını korumasını da güçleştiriyor.