İngiltere hükümeti, Başbakanlık Ofisi'nin (No 10) Beyaz Saray'dan gelebilecek olası bir misilleme endişesiyle, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayan yeni yasağa karşı ABD Başkanı Donald Trump yönetimini yumuşatmak için kapsamlı bir lobi kampanyası başlattı. Guardian'ın haberine göre, İngiliz bakanlar Trump yönetiminin üst düzey yetkilileriyle temasa geçerek, söz konusu düzenlemenin Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik bir hedef olmadığını, çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamaya yönelik bir adım olduğunu anlatmaya çalışıyor. Özellikle, 2026 yılının Haziran ayında yürürlüğe girmesi planlanan yasağın, ABD merkezli sosyal medya devleri Meta, Google ve TikTok üzerinde doğrudan etkisi olacağı için Washington yönetimi rahatsızlık duyuyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Liz Kendall'ın öncülüğünde hazırlanan yasa tasarısı, 16 yaş altındaki bireylerin sosyal medya platformlarına erişimini tamamen yasaklamayı öngörüyor. Bu düzenleme, çocukların siber zorbalık, uygunsuz içerik ve bağımlılık gibi risklerden korunması amacıyla getiriliyor. Ancak tasarı, ifade özgürlüğü ve teknoloji şirketlerinin faaliyetleri üzerindeki etkisi nedeniyle yoğun tartışmalara yol açtı. Trump yönetimi, bu tür bir kısıtlamanın Amerikan şirketleri için ayrımcı bir uygulama olduğunu ve küresel ticarette emsal teşkil edebileceğini savunuyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer yönetimi, ABD ile ticaret görüşmelerinde bu konunun bir pürüz yaratmaması için yoğun çaba harcıyor.
Lobi faaliyetleri kapsamında İngiltere'nin Washington Büyükelçisi Karen Pierce, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve çeşitli Kongre üyeleriyle bir dizi toplantı gerçekleştirdi. Ayrıca, İngiltere Teknoloji Bakanı Peter Kyle, ABD'li mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri yaparak düzenlemenin teknik detaylarını anlattı. Kyle, görüşmelerde yasağın çocukları korumaya yönelik olduğunu ve Amerikan şirketlerine karşı bir eylem olmadığını vurguladı. Buna karşılık Trump yönetimi, düzenlemenin ticaret anlaşmalarına aykırı olduğunu ve olası misilleme tedbirlerini masada tuttuklarını iletti.
Bölgesel veya küresel boyut
İngiltere'nin bu adımı, dijital düzenlemeler konusunda küresel bir dalgalanma yaratma potansiyeli taşıyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde benzer kısıtlamalar getirirken, Avustralya da 16 yaş altına sosyal medya yasağını yürürlüğe koyan ilk ülke oldu. Ancak ABD, bu tür düzenlemelere geleneksel olarak karşı çıkıyor ve bunları ticari engel olarak nitelendiriyor. Trump yönetimi, özellikle Çin merkezli TikTok'un kısıtlanması konusunda farklı bir yaklaşım sergilerken, Avrupalı müttefiklerinin getirdiği kısıtlamalar konusunda da benzer bir hassasiyet taşıyor.
Bu gelişme, ABD-İngiltere arasındaki özel ilişkinin sınandığı bir alan olarak öne çıkıyor. İngiltere, ticaret anlaşması müzakerelerinde ABD'den taviz koparmaya çalışırken, sosyal medya yasağı bu süreçte önemli bir gündem maddesi haline geldi. Uzmanlar, bu konunun transatlantik ilişkilerde kalıcı bir gerilim yaratabileceğini, ancak her iki tarafın da tam bir kopuştan kaçınacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dijital düzenlemeler konusunda kendine özgü bir yol izlemekte olup, sosyal medya platformlarına yönelik getirdiği kısıtlamalar ve içerik denetimi uygulamaları ile biliniyor. İngiltere'nin bu hamlesi, Türkiye'nin de çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda benzer adımlar atmasının önünü açabilir. Ancak ABD'nin misilleme tehdidi, Türkiye'nin olası düzenlemelerinde de dikkate alması gereken bir faktör. Öte yandan, bu gelişme küresel teknoloji şirketlerinin düzenlemeler karşısındaki hassasiyetini gösteriyor ve Türkiye'nin bu alandaki politikalarını şekillendirirken ABD ile olası ticari gerilimleri de hesaba katması gerektiğine işaret ediyor.