İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkede faaliyet gösteren bir 'tacizci çetesinin' lideri olarak bilinen hükümlü bir pedofilinin cezasının bitiminin ardından sınır dışı edilebilmesi için yasal düzenleme yapılacağını duyurdu. Shabir Ahmed adlı zanlı, 2012 yılında aralarında tecavüzün de bulunduğu birden fazla çocuğa yönelik cinsel suçlar nedeniyle 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ahmed'in, İngiltere'de onlarca yıldır devam eden ve yüzlerce kız çocuğunu hedef alan bir tacizci çetesinin lideri olduğu belirtiliyor. Yeni yasa tasarısıyla, bu tür suçlardan hüküm giyen yabancı uyruklu kişilerin, cezalarını çektikten sonra sınır dışı edilmesi kolaylaştırılacak. Mahmood, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında, 'Adaletin tecelli etmesi ve toplumun güvenliği için bu tür suçluların ülkemizde kalmasına asla izin veremeyiz' ifadelerini kullandı. İngiltere'de 1990'lardan itibaren ortaya çıkan tacizci çeteleri, özellikle Pakistan kökenli erkeklerin genç kızları hedef almasıyla dikkat çekmiş ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Shabir Ahmed, bu çetelerin en bilinen üyelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Gelişmenin arka planı
Shabir Ahmed'in liderliğini yaptığı tacizci çetesi, İngiltere'nin kuzeyindeki bir kentte faaliyet gösteriyordu. Çete, özellikle 2000'li yılların başında onlarca kız çocuğunu kaçırarak, uyuşturucu bağımlısı yaparak ve cinsel istismara maruz bırakarak infial yaratmıştı. Ahmed, 2012 yılındaki yargılamasında, 40'tan fazla kızın istismar edildiği bu suç örgütünün beyni olarak tanımlandı. Mahkeme, Ahmed'i 22 yıl hapis cezasına çarptırdı; ancak bu süre boyunca sınır dışı edilmesi mümkün olmadı. İngiltere'de mevcut yasalar, belirli suçlardan hüküm giyen yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı edilmesine izin verse de, süreç genellikle uzun yargılamalar ve insan hakları gerekçeleriyle sekteye uğruyordu. Hükümet, bu yeni yasa değişikliğiyle süreci hızlandırmayı ve bu tür suçluların sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bakan Mahmood, 'Bu kişilerin ülkemize daha fazla zarar vermesine izin vermeyeceğiz. Cezaevinden çıktıktan sonra derhal sınır dışı edilecekler' dedi. Yasa teklifinin önümüzdeki haftalarda parlamentoya sunulması bekleniyor.
İngiltere'de 2010'lu yıllardan itibaren gündeme gelen tacizci çeteleri, özellikle Pakistan, Keşmir ve Afganistan kökenli erkeklerin oluşturduğu gruplar olarak öne çıktı. Bu çeteler, genellikle yerel sosyal hizmetler ve polis tarafından yeterince izlenmemekle eleştirildi. 2014 yılında yayımlanan bir rapor, bu çetelerin binlerce çocuğu istismar ettiğini ortaya koymuş ancak yeterli adli takibat yapılmadığı belirtilmişti. Yeni yasa değişikliği, bu eleştirilere yanıt olarak değerlendiriliyor. Ancak insan hakları örgütleri, yasa değişikliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olabileceği uyarısında bulunuyor. Hükümet ise, yasa değişikliğinin hukuki ve insani temellere dayandığını, bu tür suçluların sınır dışı edilmesinin uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca İngiltere'nin iç hukuku açısından değil, aynı zamanda Avrupa'daki göç ve güvenlik politikaları açısından da önem taşıyor. Son yıllarda Avrupa ülkeleri, özellikle cinsel suçlardan hüküm giyen yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı edilmesi konusunda daha sert tedbirler almaya başladı. Almanya, Fransa ve İsveç gibi ülkeler de benzer yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. İngiltere'nin bu adımı, Brexit sonrası kendi göç politikasını şekillendirme çabasının bir parçası olarak görülüyor. Ayrıca, Pakistan kökenli bir suçlunun sınır dışı edilmesi, İngiltere-Pakistan ilişkilerinde yeni bir tartışma başlatabilir. Pakistan hükümeti, daha önce bu tür sınır dışı işlemlerine itiraz etmiş ve vatandaşlarının insan haklarına saygı gösterilmesini talep etmişti. Ancak İngiltere hükümeti, bu tür suçların vatandaşlık bağından bağımsız olarak cezalandırılması gerektiğini vurguluyor. Küresel ölçekte ise, bu tür yasal değişiklikler, sınır aşan suçlarla mücadelede ulusal yasaların rolünü artırabilir. Özellikle çocuk istismarı gibi evrensel suçların faillerinin, cezalarının ardından menşe ülkelerine iade edilmesi yönünde uluslararası bir mutabakat oluşması beklenebilir. Ancak bu süreçte, sığınma hakkı ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri gibi hukuki engeller de dikkate alınmalıdır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa Birliği ve İngiltere ile göç, güvenlik ve adli iş birliği alanlarında ilişkilerini sürdürmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin de benzer suçlarla mücadelede ulusal yasalarını güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle son yıllarda Türkiye'de çocuk istismarı vakalarının artması, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve suçluların sınır dışı edilmesi gibi konuları gündeme getirmiştir. İngiltere'nin bu adımı, Türkiye'ye yabancı uyruklu suçluların sınır dışı edilmesinde yasal engelleri kaldırmak için bir model olabilir. Ayrıca, Türkiye, İngiltere ile imzaladığı geri kabul anlaşması çerçevesinde, kendi vatandaşlarının sınır dışı edilmesi konusunda benzer düzenlemeleri değerlendirebilir. Küresel boyutta ise, çocuk istismarıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin ve yasal uyumun önemi artmaktadır. Bu haber, Türkiye'nin bu alandaki politikalarını gözden geçirmesi için bir uyarı niteliği taşımaktadır.