İngiltere'de hükümetin 2026 yılı için ayırdığı 233 milyon sterlinlik sürdürülebilir tarım teşvik fonu, başvuruların açılmasından yalnızca altı saat sonra tükendi. Binlerce çiftçi, çevre dostu tarım uygulamalarını desteklemeyi amaçlayan bu fondan yararlanamadı. Olay, ülke genelinde büyük yankı uyandırırken, bir çiftçi durumu 'Oasis bileti kuyruğundan beter' sözleriyle tanımladı.
Fonun Tükenmesi ve Çiftçilerin Tepkisi
Hükümetin 2026 için ayırdığı 233 milyon sterlinlik bütçe, çiftçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başvuruların başlamasının ardından geçen altı saat içinde fon tamamen tükendi. Bu durum, binlerce çiftçinin eli boş dönmesine neden oldu. Çiftçiler, sistemin adil olmadığını ve başvuru sürecinin daha iyi planlanması gerektiğini savunuyor. Bazı çiftçiler, başvuru sistemine aynı anda yüklenilmesi nedeniyle teknik aksaklıklar yaşandığını belirtti.
İngiltere Tarım Bakanlığı (Defra), fonun sınırlı olduğunu ve talebin beklentilerin çok üzerinde olduğunu açıkladı. Bakanlık sözcüsü, 'Bu fon, çevre dostu tarımı teşvik etmek için önemli bir adım, ancak kaynaklar sınırlı. Gelecek yıllarda daha fazla kaynak ayırmayı umuyoruz' dedi. Ancak çiftçiler, bu açıklamayı yetersiz buluyor ve hükümetin tarım sektörüne yeterince destek vermediğini dile getiriyor.
Sürdürülebilir Tarım ve İklim Hedefleri
İngiltere, 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için tarım sektöründe dönüşümü teşvik ediyor. Sürdürülebilir tarım fonu, çiftçilerin karbon ayak izini azaltmaları, biyolojik çeşitliliği korumaları ve toprak sağlığını iyileştirmeleri için mali destek sağlıyor. Ancak fonun bu kadar hızlı tükenmesi, hükümetin iklim hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını sorgulatıyor.
Uzmanlar, fonun yetersizliğinin çiftçilerin yeşil dönüşümünü yavaşlatabileceğini ve İngiltere'nin iklim taahhütlerini riske atabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Brexit sonrası tarım politikalarının yeniden şekillendiği bir dönemde, bu tür fonların daha öngörülebilir ve erişilebilir olması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım sektöründe sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda benzer zorluklarla karşı karşıya. AB'ye uyum sürecinde yeşil mutabakat kapsamında tarım politikalarını dönüştürmeye çalışan Türkiye, çiftçilere yönelik teşviklerde benzer bütçe kısıtları yaşayabilir. İngiltere'deki bu olay, tarım desteklerinin planlanmasında şeffaflık ve adaletin önemini gösteriyor. Türkiye'nin de kırsal kalkınma ve iklim hedefleri için ayırdığı kaynakları etkin kullanması, aksi halde çiftçi kayıplarının artabileceği ve gıda güvenliğinin riske girebileceği öngörülüyor.