İngiltere'de Covid-19 salgını sırasında hızla artan sosyal yardım ödemelerinde, idari hatalar ve sahte başvurular nedeniyle 17 milyar sterlinlik (yaklaşık 22 milyar dolar) usulsüzlük meydana geldiği ortaya çıktı. Büyük Manchester Belediye Başkanı ve eski Çalışma Bakanı Andy Burnham, bu devasa kaybın ardından yardım sisteminde köklü reformlar yapılacağını ve usulsüzlüklerle mücadele için sıkı önlemler alınacağını duyurdu. Burnham, "Vergi mükelleflerinin parasının bu şekilde heba edilmesi kabul edilemez. Sistemin yeniden yapılandırılması şart" ifadelerini kullandı.
Salgın dönemi yardımları ve denetim zafiyeti
Covid-19 salgınının ilk aylarında, İngiltere hükümeti işsiz kalan milyonlarca vatandaşa hızlı bir şekilde yardım ulaştırabilmek için Evrensel Kredi (Universal Credit) sistemine başvuru süreçlerini büyük ölçüde basitleştirdi. Ancak bu hız, beraberinde ciddi denetim zafiyetlerini getirdi. Ulusal Denetim Ofisi (NAO) tarafından yayımlanan rapora göre, 2020-2021 mali yılında yapılan toplam 80 milyar sterlinlik sosyal yardım ödemesinin yaklaşık yüzde 21'i hatalı veya sahte çıktı. Raporda, özellikle işverenler aracılığıyla yapılan ücretsiz izin (furlough) ödemelerinde ve serbest meslek sahiplerine yönelik destek programlarında yüksek oranda usulsüzlük tespit edildiği belirtildi.
Usulsüzlüklerin büyük kısmının, başvuru sahiplerinin gelirlerini olduğundan düşük göstermesi veya çalışma durumlarını yanlış beyan etmesinden kaynaklandığı ifade ediliyor. Ayrıca, sistemdeki teknik aksaklıklar da idari hataların artmasına neden oldu. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı (DWP), hatalı ödemelerin bir kısmını geri almaya çalışsa da, sürecin yavaş ilerlediği ve milyarlarca sterlinin hâlâ tahsil edilemediği kaydediliyor.
Uluslararası boyut ve diğer ülkelerdeki durum
İngiltere'deki bu skandal, salgın döneminde hızlı sosyal yardım dağıtımı yapan diğer gelişmiş ülkelerde de benzer sorunların yaşandığını akıllara getiriyor. ABD'de de işsizlik yardımlarında milyarlarca dolarlık usulsüzlük tespit edilmiş ve federal soruşturmalar başlatılmıştı. Almanya ve Fransa gibi ülkelerde ise daha sıkı dijital kontrol mekanizmaları sayesinde kayıpların nispeten daha düşük kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, kriz anlarında hız ile denetim arasında bir denge kurulması gerektiğine dikkat çekiyor.
Burnham'ın açıklamaları, İngiltere'de 2024 yılında yapılması beklenen genel seçim öncesinde sosyal yardım politikalarının yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu. Muhafazakâr Parti hükümeti, sıkıntılı dönemde vatandaşlara hızlı destek sağlamanın öncelikleri olduğunu savunurken, İşçi Partisi ise denetim eksikliğinin devasa bir israfa yol açtığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de önemli dersler içermektedir. Pandemi döneminde Türkiye de kısa çalışma ödeneği ve nakdi yardım programlarıyla vatandaşlarına hızlı destek sağlamış, ancak denetim mekanizmalarının etkinliği tartışma konusu olmuştu. Bu tür usulsüzlüklerin önlenmesi için dijital altyapının güçlendirilmesi, başvuru süreçlerinde biyometrik doğrulama gibi teknolojilerin kullanılması ve geriye dönük denetimlerin artırılması gerekmektedir. Ayrıca, uluslararası iş birliği ile sosyal yardım sistemlerindeki zafiyetlerin giderilmesi, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayabilir.