İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) verilerinin analizine göre, siyahi doktorların tıpta uzmanlık eğitimi (asistanlık) programlarına kabul edilme olasılığı, beyaz meslektaşlarına kıyasla dört kat daha düşük. Araştırma, bazı uzmanlık dallarında siyahi başvurucuların yalnızca yüzde 1'in altında bir kabul şansına sahip olduğunu ortaya koydu. Bu durum, NHS bünyesinde uzun süredir tartışılan yapısal ırkçılık ve fırsat eşitsizliği sorununa yeni bir boyut kazandırıyor.
Veriler ne söylüyor?
Analiz, 2021-2023 yılları arasında NHS'nin tıpta uzmanlık eğitimi programlarına yapılan başvuruları kapsıyor. Çalışmaya göre, beyaz başvurucuların yüzde 42'si bir programa yerleştirilirken, siyahi başvurucularda bu oran yalnızca yüzde 11'de kaldı. Özellikle cerrahi, anesteziyoloji ve patoloji gibi yoğun talep gören alanlarda fark daha da belirginleşiyor. Örneğin, genel cerrahi asistanlığına başvuran siyahi adayların yalnızca yüzde 0,8'i kabul edilirken, beyaz adaylarda bu oran yüzde 3,5 oldu.
NHS verilerine göre, siyahi doktorların yalnızca yüzde 7'si kıdemli klinik pozisyonlarda yer alırken, beyaz doktorlarda bu oran yüzde 18. British Medical Association (BMA) raporları, siyahi doktorların kariyer ilerlemesinde karşılaştıkları engelleri yıllardır belgeliyor. BMA'nın 2022 tarihli bir çalışması, siyahi doktorların beyaz meslektaşlarına göre ortalama iki yıl daha geç kıdemli pozisyonlara terfi ettiğini gösteriyor.
Sistemik bir sorun
Uzmanlar, bu eşitsizliğin yalnızca bireysel önyargılardan değil, aynı zamanda sistemik engellerden kaynaklandığını belirtiyor. NHS'nin asistanlık başvuru sürecinde kullanılan “portföy tabanlı değerlendirme” sisteminin, beyaz adayların lehine işlediği eleştirisi yapılıyor. Bu sistem, adayların akademik yayınlar, ödüller ve referanslar gibi kriterlere göre puanlanmasını içeriyor. Ancak eleştirmenler, siyahi doktorların bu tür fırsatlara erişiminin sınırlı olduğunu ve değerlendirme kriterlerinin kültürel olarak taraflı olabileceğini ileri sürüyor.
NHS, konuyla ilgili olarak “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” programları başlattığını ancak henüz somut sonuçlar elde edilemediğini kabul ediyor. 2022 yılında yayınlanan bir NHS raporu, siyahi ve diğer etnik azınlık çalışanlarının işe alım, terfi ve disiplin süreçlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koymuştu. Rapor, kurum içi bilinçsiz önyargı eğitimlerinin artırılmasını ve veri toplama yöntemlerinin iyileştirilmesini önermişti.
Öte yandan, siyahi doktorların örgütlü mücadeleleri de dikkat çekiyor. “Black Doctors Network” gibi gruplar, NHS'nin şeffaf bir kabul süreci oluşturması ve kota sistemi getirmesi için kampanya yürütüyor. Bu gruplar, ABD'deki benzer uygulamaların (örneğin, ırksal kotaya dayalı kabul sistemi) İngiltere'de de uygulanabileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, küresel sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de benzer şekilde, sağlık sektöründe etnik veya bölgesel köken temelli eşitsizliklerin var olup olmadığı sorgulanabilir. Ayrıca, küresel sağlık krizleri ve pandemi sürecinde, sağlık çalışanları arasındaki eşitsizliklerin halk sağlığına olan etkisi daha da belirgin hale geliyor. Türkiye, sağlık sistemini güçlendirirken, fırsat eşitliği ve adil temsiliyet ilkelerini de göz önünde bulundurmalıdır. Bu tür uluslararası veriler, Türkiye'deki sağlık politikalarının şekillendirilmesinde kıyaslama ve iyi uygulama örnekleri olarak değerlendirilebilir.