Birleşik Krallık hükümeti, ülkeye iltica başvurusu yapan sığınmacıların barınma ve geçim masraflarını karşılamak üzere kişi başı 10 bin sterlin (yaklaşık 13 bin 360 dolar) geri ödeme talep etmeyi planlıyor. Plan, özellikle mülteci hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından ağır şekilde eleştirilirken, "insanlık dışı" ve "caydırıcı" olarak nitelendiriliyor. Uygulamanın, sığınmacıların ülkede kalıcı olarak yerleşmelerinin ardından geriye dönük olarak tahsil edilmesi öngörülüyor.
Planın ayrıntıları ve mağdurlar
Home Office tarafından hazırlanan belgelere göre, sığınmacıların iltica başvurusu sürecinde devlet tarafından sağlanan barınma ve haftalık 40,85 sterlinlik geçim ödeneği için "makul bir ücret" talep edilecek. Bu ücret, başvuru sahibi mülteci statüsü kazandıktan ve çalışma izni aldıktan sonra, üç yıl içinde taksitler halinde ödenecek. Ancak mülteci örgütleri, bu düzenlemenin sığınmacıları daha da derin bir yoksulluğa iteceği uyarısında bulunuyor.
Norfolk merkezli bir mülteci destek grubundan Cathy Lax konuyla ilgili olarak, "Bir mülteci, ülkesinde savaş veya zulümden kaçarak buraya geliyor. Ondan, hayatta kalması için sağlanan temel ihtiyaçların bedelini geri ödemesini istemek, zaten travmatik bir deneyim yaşamış kişilere karşı son derece acımasız bir yaklaşım" dedi. Aynı gruptan bir sığınmacı ise "10 bin sterlini nereden bulacağım? İngiltere'de sıfırdan başlıyorum, iş bulmam ve bir ev kiralamam gerek. Bu borçla yaşamak imkansız" diye yakındı.
Yeni düzenlemenin politik ve hukuki boyutu
İngiltere İçişleri Bakanlığı, planın 'adil ve kontrollü bir göç sistemi' oluşturmak adına gerekli olduğunu savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu tür bir geri ödeme şartının uluslararası mülteci hukukuna aykırı olduğunu belirtiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), "Sığınmacılardan barınma masraflarını geri talep etmek, mülteci hukukunun temel ilkeleriyle çelişir" açıklamasında bulundu.
İngiltere'de 2023 yılı itibarıyla 75 binin üzerinde iltica başvurusu yapıldı ve başvuruların işlenme süresi ortalama 400 günü buluyor. Bu süre zarfında devlet, sığınmacıların barınma, sağlık ve geçim giderlerini karşılıyor. Hükümet, her bir sığınmacının devlete yılda yaklaşık 30 bin sterline mal olduğunu hesaplıyor. Ancak sivil toplum, bu tür bir geri ödeme planının sığınmacıları borç batağına sürükleyeceğini ve uzun vadede entegrasyonlarını zorlaştıracağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyadaki en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülke olarak, İngiltere'deki bu tartışmayı yakından izlemektedir. Türkiye, sığınmacılara yönelik 'kapsayıcı' politikasıyla uluslararası alanda takdir toplarken, Avrupa'da yükselen sığınmacı karşıtı söylemlerin benzer bir şekilde İngiltere'de de görülmesi, Türkiye-AB göç anlaşmaları ve mülteci geri kabulü konularında yeni zorluklar yaratabilir. Ayrıca, bu tür uygulamaların yaygınlaşması, sığınmacıların Türkiye'yi de geçiş ülkesi olarak kullanma eğilimlerini etkileyebilir. Türkiye'nin, mülteci hukukunun temel prensiplerini koruma ve insani yardım çerçevesini sürdürme konusundaki tutumu, bu gelişmeler ışığında daha da önem kazanmaktadır.