LONDRA - İngiliz savcılar, 1994 yılında Ruanda'da Tutsi halkına yönelik soykırım sırasında işlendiği iddia edilen suçlarla bağlantılı olarak 65 yaşındaki bir Ruandalı erkeği suçladı. Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, zanlının kimliği ve İngiltere'ye ne zaman geldiği henüz netleşmedi; ancak İngiltere'nin evrensel yargı yetkisi kapsamında açılan bu davanın, Ruanda soykırımının faillerinin dünyanın her yerinde adalet önüne çıkarılması yönündeki çabaların bir parçası olduğu belirtiliyor.
Ruanda Soykırımı ve Uluslararası Adalet Arayışı
1994 yılında Ruanda'da yaklaşık 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu, Hutu aşırılıkçıları tarafından öldürüldü. Yaklaşık 100 gün süren katliam, uluslararası toplumun müdahale etmemesi nedeniyle soykırım olarak nitelendirildi. Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTR), 1994-2015 yılları arasında birçok üst düzey sorumluyu yargıladı; ancak alt düzey faillerin bir kısmı yurt dışına kaçtı. İngiltere, Ruanda soykırımıyla ilgili ilk kez 2019'da bir zanlıyı tutuklamış ve yargılamıştı. Bu yeni suçlama, ülkenin savaş suçları ve soykırım gibi uluslararası suçlarda evrensel yargı yetkisini kullanma konusundaki kararlılığını gösteriyor. İngiliz yasaları, Birleşik Krallık dışında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları için yargı yetkisi tanıyor.
Uzmanlar, bu tür davaların delil toplama ve tanık bulma açısından zorluklar içerdiğini, ancak mağdurlar için sembolik bir adalet duygusu yarattığını vurguluyor. Zanlının avukatının henüz bir açıklama yapmadığı, mahkeme sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ruanda soykırımı, Afrika'nın Büyük Göller bölgesinde on yıllar boyunca istikrarsızlığa yol açtı. Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame yönetimi, soykırım sonrası ülkeyi yeniden inşa etti; ancak komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde devam eden çatışmalarda Ruanda'nın rolü tartışmalı. İngiltere'nin Ruanda ile 2022'de imzaladığı ve sığınmacıları Ruanda'ya göndermeyi öngören tartışmalı anlaşma, insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmişti. Bu dava, İngiltere'nin Ruanda ile karmaşık ilişkisini bir kez daha gündeme getirebilir. Öte yandan, Fransa, Belçika ve diğer Avrupa ülkeleri de Ruanda soykırımı zanlılarını yargılamıştı. İngiltere'nin bu adımı, uluslararası hukukta evrensel yargı yetkisinin güçlenmesine katkı sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ruanda soykırımı zanlısının İngiltere'de yargılanması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de evrensel yargı yetkisi ve uluslararası adalet mekanizmalarının işleyişi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, soykırım ve insanlığa karşı suçlarda uluslararası işbirliğine sıcak bakmakla birlikte, kendi tarihsel meselelerinde evrensel yargı yetkisinin siyasi amaçlarla kullanılabileceği endişesini taşıyor. Bu dava, Afrika Boynuzu ve Büyük Göller bölgesindeki istikrarsızlığın küresel yansımalarını gösterirken, Türkiye'nin Afrika açılımı politikasında Ruanda ile artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri bağlamında da dikkatle izlenmeli.