İngiltere'de raylı sistemlerde yolculara ve demiryolu çalışanlarına yönelik kaydedilen şiddet ve taciz olaylarının sayısı, Mart ayına kadar olan bir yıllık dönemde üçte birden fazla artış gösterdi. Yetkililer, suç istatistiklerindeki bu çarpıcı yükselişin, Kovid-19 kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından yolcu sayısındaki toparlanma ve raporlama mekanizmalarındaki iyileşmelerden kaynaklandığını öne sürüyor. Ancak sendikalar ve güvenlik uzmanları, artışın boyutunun endişe verici olduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.
Artan Saldırıların Arka Planı
İngiliz Ulaştırma Polisi (British Transport Police - BTP) tarafından derlenen verilere göre, Nisan 2023 ile Mart 2024 arasındaki dönemde raylı sistemlerde işlenen şiddet ve taciz suçlarının sayısı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %34 oranında arttı. Bu, son yılların en yüksek artış oranlarından biri olarak kayıtlara geçti. Olaylar arasında fiziksel saldırılar, sözlü taciz, tehditler ve cinsel taciz vakaları yer alıyor. Özellikle akşam saatlerinde ve hafta sonlarında meydana gelen olaylarda belirgin bir yoğunlaşma olduğu belirtiliyor.
Demiryolu çalışanları sendikaları, özellikle bilet gişelerinde ve trenlerde görev yapan personelin giderek daha fazla saldırıya maruz kaldığını ifade ediyor. Sendika temsilcileri, saldırıların çoğunun alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ve mevcut güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığını savunuyor. BTP, son yıllarda devriye sayısını artırdığını ve istasyonlarda güvenlik kameralarının yaygınlaştırıldığını açıkladı. Ancak uzmanlar, artan yolcu talebinin ve bazı bölgelerdeki personel eksikliğinin bu tür olayları tetiklediğini belirtiyor.
İngiltere hükümeti, raylı sistemlerde güvenliği artırmak için 2023 yılında ek fon ayırmıştı. Bu kapsamda, gece saatlerinde daha fazla güvenlik görevlisi istihdam edilmesi ve yeni bir raporlama uygulamasının hayata geçirilmesi planlanmıştı. Ancak yaşanan artış, alınan önlemlerin yeterince etkili olmadığını gösteriyor. Ulaştırma Bakanlığı sözcüsü, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Her türlü saldırı kabul edilemez. Yolcularımızın ve çalışanlarımızın güvenliği bizim için önceliktir. Bu artışı ciddiye alıyoruz ve polisle işbirliği içinde gerekli adımları atacağız" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu gelişme, Avrupa genelinde raylı sistem güvenliği konusundaki endişeleri de artırıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer şekilde, pandemi sonrası yolcu sayısındaki artışa paralel olarak toplu taşıma araçlarında suç oranlarında yükseliş gözlemleniyor. Örneğin, Fransa ve Almanya'da da demiryolu personeline yönelik saldırıların arttığına dair raporlar var. Uzmanlar, bu durumun sadece bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa çapında ortak bir sorun haline geldiğini belirtiyor.
Küresel ölçekte ise, toplu taşıma sistemlerinde güvenlik, özellikle büyük şehirlerde kritik bir mesele olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, şiddet ve taciz vakaları sadece mağdurlar üzerinde değil, aynı zamanda toplumun genel güvenlik algısı üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor. Bu tür olaylar, insanların toplu taşıma kullanımını azaltmasına ve özel araçlara yönelmesine neden olarak, şehirlerde trafik ve çevre sorunlarını da beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de raylı sistemlerde yaşanan güvenlik sorunları, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, benzer bir sorunun Türkiye'de de yaşanabileceğine dair bir uyarı niteliğinde. Türkiye'de son yıllarda yapılan yatırımlarla raylı sistem ağı genişledi ve yolcu sayısı arttı. Bu artışla birlikte güvenlik önlemlerinin de aynı oranda güçlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca, Avrupa'daki bu tür olaylar, Türkiye'nin AB ile ulaştırma ve güvenlik alanındaki işbirliğini derinleştirmesi için bir fırsat olabilir. Türkiye, kendi deneyimlerini paylaşarak ortak projeler geliştirebilir.