İngiltere'de bir polis teftiş kurumu, polis müdahalesi sırasında kelepçeli halde hayatını kaybeden üniversite öğrencisiyle ilgili olarak iki polis memuru hakkında soruşturma başlattı. Olay, 20 yaşındaki Bangladeş asıllı öğrenci Muhammed Miah'ın geçtiğimiz hafta Birmingham kentinde polis tarafından durdurulması ve kısa süre sonra hastanede ölmesiyle gündeme geldi. Polis Teşkilatı Başmüfettişliği (Independent Office for Police Conduct - IOPC) tarafından yürütülen soruşturma, polisin orantısız güç kullanımı ve gerekli tıbbi müdahalenin gecikmesi iddialarını kapsıyor. Olay, İngiltere'de polis şiddeti ve etnik azınlıklara yönelik muamele konusunda yeniden tartışma başlattı.
Gelişmenin arka planı: Kelepçeli ölüm ve öncesi
Muhammed Miah, Birmingham Üniversitesi'nde bilgisayar mühendisliği okuyan başarılı bir öğrenciydi. Olay günü, arkadaşlarıyla buluşmak için evinden ayrılan Miah, polis tarafından şüpheli davranışlar sergilediği gerekçesiyle durduruldu. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, polis memurları Miah'ı yere yatırarak kelepçe taktı. Miah'ın birkaç dakika içinde nefes almakta zorlandığı ve bilincini kaybettiği belirtildi. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, genci hastaneye kaldırdı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otopsi raporu henüz açıklanmazken, ailesi ve sivil toplum örgütleri polisin müdahalesi ile ölüm arasında bağlantı olduğunu savunuyor. IOPC, iki polis memurunu geçici olarak görevden uzaklaştırdı ve delilleri toplamaya başladı. Olay, özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırdı ve #JusticeForMuhammed etiketiyle kampanyalar başlatıldı.
Bölgesel ve küresel boyut: Polis şiddeti ve etnik azınlık sorunu
Muhammed Miah'ın ölümü, İngiltere'de polis şiddeti ve özellikle etnik azınlıklara yönelik muamele konusunda uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ülkede 2020'de George Floyd'un ölümünün ardından başlayan protestolar, polis teşkilatında reform çağrılarını artırmıştı. İngiltere'de siyahi ve Asya kökenli bireylerin polis tarafından durdurulma ve şiddet görme olasılığının beyazlara göre daha yüksek olduğunu gösteren raporlar bulunuyor. Bu olay, aynı zamanda polisin kolluk kuvvetleri olarak eğitim yetersizliği ve kriz anında müdahale protokollerinin sorgulanmasına neden oldu. Avrupa genelinde de benzer olaylar yaşanıyor; Fransa, Almanya ve İsveç'te de polis şiddeti ve etnik ayrımcılık iddiaları gündemde. Miah ailesinin avukatı, olayın uluslararası insan hakları örgütleri tarafından takip edildiğini ve adil bir soruşturma talep edildiğini açıkladı. İngiltere İçişleri Bakanlığı, polis teşkilatında reform yapılması gerektiğini kabul etmekle birlikte somut adımlar atmakta yavaş davranıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Muhammed Miah'ın Bangladeş asıllı olması, Türkiye'nin de benzer bir diasporaya sahip olduğu gerçeğini hatırlatıyor. Avrupa'da yaşayan Türk kökenli bireyler de zaman zaman polis şiddeti ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalabiliyor. Türkiye, Avrupa Birliği sürecinde polis reformu ve insan hakları standartlarının yükseltilmesi konusunda eleştiriler alırken, bu tür olaylar karşılaştırmalı bir perspektif sunuyor. Ayrıca, olayın uluslararası kamuoyunda yarattığı yankı, Türkiye'nin de kolluk kuvvetlerinin eğitimi ve etnik azınlıklara yönelik tutum konusunda daha duyarlı olması gerektiğini gösteriyor. Küresel çapta polis şiddetine karşı yükselen tepki, Türkiye'de de sivil toplum kuruluşlarının bu konuyu gündeme taşımasına vesile olabilir.