İngiltere'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yaptırım uygulaması gerektiği yönündeki tartışmalar, uluslararası kamuoyunda giderek daha fazla ses buluyor. Orta Doğu merkezli haber portalı Middle East Eye'da yayımlanan bir analiz, Netanyahu'nun Filistin topraklarındaki politikalarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve İngiltere'nin bu duruma karşı somut adımlar atması gerektiğini savunuyor. Analiz, özellikle işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşim birimlerinin genişletilmesi ve Gazze'deki abluka gibi politikaların, Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda İngiltere'nin, Netanyahu'ya yönelik seyahat yasağı ve mal varlıklarının dondurulması gibi yaptırımları gündeme alması talep ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Netanyahu yönetiminin 1996 yılından bu yana kesintisiz olarak sürdürdüğü yerleşim politikası, uluslararası toplumda büyük tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerini açıkça uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Buna rağmen Netanyahu, başbakanlığı döneminde yerleşim sayısını iki katına çıkardı. 2023 yılı itibarıyla Batı Şeria'da 500 binin üzerinde Yahudi yerleşimci yaşıyor. Ayrıca Gazze Şeridi'ne uygulanan 16 yıllık abluka, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından 'toplu cezalandırma' olarak tanımlanıyor. Analizde, İngiltere'nin İsrail'e yönelik silah satışlarının durdurulması ve ticari anlaşmaların gözden geçirilmesi gibi adımların da atılabileceği belirtiliyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Netanyahu'ya yönelik olası bir yaptırım kararı, sadece İngiltere-İsrail ilişkilerini değil, aynı zamanda Avrupa Birliği ve ABD'nin de pozisyonunu etkileyebilir. Birleşik Krallık, 2021 yılında İsrail'e 400 milyon sterlinlik silah ihracatı gerçekleştirdi. Bu ticaretin sorgulanması, benzer bir tartışmayı diğer Batılı ülkelerde de tetikleyebilir. Öte yandan, Netanyahu'nun 2023'te kurduğu aşırı sağcı koalisyon hükümeti, Filistinlilere yönelik daha sert politikaları beraberinde getirdi. Bu durum, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik eleştirilerini artırıyor. Ancak ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Netanyahu'ya yaptırım uygulanmasına sıcak bakmıyor; bu nedenle İngiltere'nin tek başına hareket etmesi durumunda transatlantik ilişkilerde gerilim yaşanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in işgal politikalarını eleştiren ülkelerin başında geliyor. İngiltere'nin Netanyahu'ya yaptırım uygulaması, Ankara'nın diplomatik alanda elini güçlendirebilir. Türkiye, son yıllarda İsrail ile normalleşme adımları atmış olsa da, Filistin topraklarındaki gelişmeleri yakından izliyor. Bu tür bir yaptırım, Türk dış politikasının Filistin konusundaki tutarlılığını teyit eder nitelikte olacak ve uluslararası platformlarda Türkiye'nin itibarını artırabilecek. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve Gazze'nin yeniden imarı gibi konularda İngiltere'nin tutumu belirleyici olabilir. Ancak Türkiye'nin bu süreçte aktif bir rol üstlenmesi, iç politikada da hükümete artı puan kazandırabilir.