İngiltere'nin NATO'ya verdiği savunma harcamalarını GSYİH'nın %3,5'ine çıkarma sözüyle ilgili olarak Hazine Bakanlığı'nın henüz herhangi bir fizibilite veya "due diligence" (gerekli özen) çalışması yapmadığı ortaya çıktı. Bu durum, İngiltere'nin savunma harcamaları ve mali disiplin arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, ülkenin savunma harcamalarını GSYİH'nın %2,5'inden %3,5'ine çıkaracağını ve bu orana 2027 yılına kadar ulaşılacağını duyurmasının ardından, söz konusu taahhüdün nasıl finanse edileceği merak konusu olmuştu.
Hazine'den henüz adım yok
İngiltere Avam Kamarası'nda konuyla ilgili milletvekillerine bilgi veren Hazine Bakanlığı yetkilileri, savunma harcamalarının artırılmasının ekonomik etkileri ve bu artış için gerekli kaynakların hangi alanlardan sağlanacağına dair henüz kapsamlı bir analiz yapılmadığını itiraf etti. Hazine Bakanlığı'nın baş sekreteri tarafından yapılan açıklamada, "GSYİH'nın %3,5'ine ulaşmak için gerekli ticari tavizlerin (trade-offs) neler olacağı henüz analiz edilmemiştir. Bunun nasıl başarılacağı bir sonraki başbakanın meselesi olacaktır" ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, siyasi kulislerde büyük yankı uyandırdı ve hükümetin savunma taahhütlerinin ne kadar gerçekçi olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Siyasi tartışmalar ve bütçe endişeleri
Muhalefet partileri, hükümeti savunma harcamaları konusunda somut adımlar atmamakla ve seçmene gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmakla suçluyor. Muhafazakar Parti milletvekilleri, İşçi Partisi hükümetini savunma bütçesini ihmal etmekle eleştirirken, Liberal Demokratlar ise savunma harcamalarındaki artışın diğer kamu harcamalarından kesinti yapılarak karşılanabileceğini ancak bunun sosyal hizmetler ve eğitim gibi alanlara zarar vereceğini belirtiyor. Ekonomistler ise GSYİH'nın %3,5'inin savunmaya ayrılmasının, yıllık yaklaşık 10-12 milyar sterlinlik ek bir kaynak gerektireceğini hesaplıyor. Bu rakamın nasıl finanse edileceği ise henüz netlik kazanmış değil. Bazı uzmanlar, vergi artışları veya diğer bakanlıkların bütçelerinden kesinti yapılması gerekeceğini, ancak bunun siyasi olarak zor bir karar olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin NATO taahhüdünü artırma sözü, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının arttığı bir dönemde geldi. ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma sinyalleri verdiği ve Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarına daha fazla yatırım yapması gerektiği bir konjonktürde, İngiltere'nin bu adımı stratejik bir öneme sahip. Ancak, mali disiplin ve artan kamu borcu arasında sıkışan İngiltere hükümeti, bu taahhüdü yerine getirmek için zorlu bir denge arayışına girmiş durumda. Bu durum, yalnızca İngiltere'nin değil, aynı zamanda NATO'nun geleceği ve Avrupa güvenlik mimarisi açısından da kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma harcamalarını artırma taahhüdü, Türkiye'nin de üyesi olduğu NATO'nun Avrupa kanadındaki yük paylaşımı tartışmalarını etkileyebilir. Türkiye, uzun süredir NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını GSYİH'nın %2'sinin üzerine çıkarması gerektiğini savunuyor. İngiltere gibi büyük bir müttefikin harcamalarını artırması, özellikle Doğu Kanadı'nda güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde, ittifak içindeki dayanışmayı güçlendirebilir. Ancak, İngiltere'nin bu taahhüdü finanse etmekte zorlanması, diğer ülkelerin de benzer hedeflere ulaşmakta güçlük çekebileceğini gösteriyor. Türkiye açısından bu durum, NATO'nun savunma harcamaları hedeflerinin gerçekçiliği ve ittifakın gelecekteki kapasitesi hakkında soru işaretlerini artırıyor. Ayrıca, İngiltere'nin savunma sanayii yatırımları ve Türkiye ile olası iş birliği alanları, bu gelişmenin yakından takip edilmesini gerektiriyor.