İngiltere’nin en büyük Müslüman toplantısı olan Jalsa Salana, Hampshire kırsalında başlarken, ülkede artan İslamofobi ve nefret suçları nedeniyle etkinlik birkaç yüz ek güvenlik görevlisiyle ve polis, acil servisler ve yerel yetkililerle koordinasyon güçlendirilerek gerçekleştiriliyor. On binlerce katılımcının beklenen üç günlük bu etkinlik, Ahmadiyye Müslüman Topluluğu tarafından düzenleniyor ve 1966’dan bu yana kesintisiz yapılıyor. Ancak bu yıl, Hamas’ın İsrail’e saldırısı ve İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonunun ardından Yahudi karşıtı ve İslam karşıtı önyargıların arttığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Güvenlik Önlemleri ve Toplumsal Korkular
Yaklaşık 40 dönümlük bir alanda kurulan Jalsa Salana’da güvenlik görevlileri, giriş noktalarında katılımcıları kontrol ediyor ve numaralı bileklikler dağıtıyor. Polis, 8-10 Haziran tarihleri arasında sürecek etkinlik boyunca devriye görevi yapacak ve acil durum müdahale ekipleri bekleme durumuna geçirildi. Hampshire Polisi, ulusal ırksal ve dini nefret suçlarında ciddi bir artış yaşandığını kabul ediyor: 7 Ekim’den bu yana ülkede İslam karşıtı veya Yahudi karşıtı nefret suçlarının sayısı önemli ölçüde arttı. Sivil toplum kuruluşu Tell MAMA, 2023’ün son dört ayında İslam karşıtı vakaların yüzde 70 artarak 1.231’e ulaştığını bildirdi.
Güvenlik görevlileri, katılımcıları yüzlerce arama noktasında kontrol ederken, girişlerde araçlar ve bavullar detaylı şekilde denetleniyor. Ayrıca, etkinlik alanında 24 saat uçan insansız hava araçları ve kapalı devre kamera sistemi kuruldu. Organizatörler, güvenlik önlemlerinin İngiltere’deki genel güvenlik ortamına paralel olarak artırıldığını vurgulayarak, bu yıl ‘sıfır tolerans’ politikası uygulandığını ve her türlü aksaklığa müdahale edileceğini belirtiyor.
Topluluğun Tepkisi ve Eleştiriler
Ahmadiyye Müslüman Topluluğu lideri V. Mirza Mesrur Ahmed, bu yılki Jalsa’da yaptığı açılış konuşmasında, nefret suçlarındaki artışa dikkat çekerek, Müslümanların bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ahmed, “Bu tür olaylar, toplumumuzun karşılaştığı zorlukları gösteriyor. Bizler barışçıl bir topluluğuz ve bu etkinlik, İslam’ın gerçek mesajını paylaşmak için bir fırsattır” dedi. Ancak bazı katılımcılar, artan güvenlik önlemlerinin “endişe verici” olduğunu ve topluluk üzerinde “baskı” hissi yarattığını ifade etti. Yine de çoğunluk, güvenliğin etkinliğin huzurlu geçmesi için gerekli olduğunu kabul ediyor.
Küresel Bağlamda İslamofobi ve Nefret Suçları
Bu yılki Jalsa Salana, yalnızca İngiltere’de değil, dünya genelinde artan İslamofobi ve nefret suçları bağlamında önem taşıyor. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın 2023 raporuna göre, Avrupa’da Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve nefret suçları yaygınlaşıyor. İngiltere’de Göçmenlik ve Uyum Bakanlığı’nın verileri, İslam karşıtı vakaların son dört yılda üç katına çıktığını gösteriyor. Özellikle sosyal medyada yayılan dezenformasyon ve İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin kutuplaşmanın bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Hükümet, nefret suçlarıyla mücadele için yeni bir strateji geliştireceğini açıklarken, Müslüman topluluklar ise güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa’da artan İslamofobi ve nefret suçlarına karşı sık sık uyarılarda bulunan bir ülke olarak, bu gelişmeyi yakından izliyor. İngiltere’deki Müslüman toplulukların maruz kaldığı güvenlik tehditleri, Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerindeki vatandaşlarına yönelik benzer riskleri de gündeme getiriyor. Ankara, bu tür etkinliklerin güvenliğinin artırılmasının, İslam düşmanlığıyla mücadeledeki uluslararası çabalara katkı sağlayacağını düşünüyor. Ayrıca, Türkiye’nin dış politikasında İslamofobi ile mücadele öncelikli konular arasında yer alıyor; bu nedenle İngiltere’nin uygulamaları, diğer Avrupa ülkelerine örnek teşkil edebilir. Türk makamları, Müslüman toplulukların güvenliğinin sağlanması ve nefret söyleminin önlenmesi konusunda uluslararası iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor.