İngiltere Merkez Bankası (Bank of England, BoE), büyük bankaların sermaye tamponlarını azaltmayı planlarken, yapay zekanın finansal istikrar üzerindeki potansiyel riskleri konusunda bankanın kendi Finansal Politika Komitesi (FPC) üyeleri arasında ciddi endişeler bulunuyor. Komitenin son toplantı tutanaklarına göre, yapay zeka modellerinin hızla yaygınlaşması ve bu teknolojilerin finansal piyasalarda yarattığı kırılganlıklar, sermaye kurallarının gevşetilmesine yönelik planlara ihtiyatla yaklaşılmasına neden oluyor. FPC, yapay zeka kaynaklı risklerin henüz tam olarak anlaşılamadığını ve mevcut düzenlemelerin bu yeni tehditleri karşılamakta yetersiz kalabileceğini vurguluyor.
Planlanan sermaye kolaylığı ve gerekçeleri
BoE, 2025 yılında yürürlüğe girmesi beklenen yeni düzenlemelerle, ülkenin en büyük bankalarının elinde tutması gereken sermaye miktarını düşürmeyi hedefliyor. Bu adımın, Brexit sonrası İngiltere'nin küresel finans merkezi olarak rekabet gücünü artırması ve bankaların kredi verme kapasitesini genişleterek ekonomik büyümeyi desteklemesi amaçlanıyor. Yetkililere göre, mevcut sermaye gereksinimleri, 2008 küresel finans krizinden alınan derslerle şekillendi ve bugünkü koşullarda aşırı ihtiyatlı hale geldi. Ancak bu görüş, FPC içinde tam bir mutabakat sağlamış değil.
Yapay zeka riskleri ve finansal istikrar
FPC üyeleri, yapay zeka destekli algoritmaların piyasalarda ani ve koordineli hareketlere yol açabileceği, özellikle yüksek frekanslı işlemlerde (HFT) ve kredi değerlendirme modellerinde sistematik hataların zincirleme etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Komite ayrıca, yapay zeka modellerinin 'kara kutu' doğası nedeniyle denetlenmesinin zor olduğuna ve bankaların bu teknolojilere aşırı bağımlı hale gelmesi durumunda, bir model başarısızlığının sektör geneline yayılabileceğine dikkat çekiyor. Yapay zeka kaynaklı risklerin yönetimi için henüz küresel bir standart oluşturulmamış olması da endişeleri artırıyor.
Küresel boyut ve karşılaştırmalar
BoE'nin bu hamlesi, diğer büyük merkez bankalarının da benzer bir yönelim içinde olduğu bir döneme denk geliyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed), pandemi sonrası ekonomik toparlanmayı hızlandırmak için sermaye düzenlemelerini gözden geçiriyor. Ancak yapay zekanın finansal sistemde yarattığı yeni kırılganlıklar, düzenleyiciler arasında henüz net bir konsensus oluşmadığını gösteriyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) yakın tarihli bir raporda, yapay zeka kullanımının finansal istikrar için potansiyel tehditler oluşturduğunu ancak bu tehditlerin boyutunun belirsiz olduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin sermaye düzenlemelerini gevşetme planı, doğrudan Türkiye ekonomisini hedef almasa da, küresel finansal sistemdeki bu tür değişikliklerin Türkiye'ye dolaylı etkileri olabilir. Bankacılık sektöründe yapay zeka kullanımının arttığı Türkiye'de, BoE'nin uygulamaları ve bu konudaki endişeleri, yerel düzenleyiciler için önemli bir referans teşkil edebilir. Özellikle BDDK ve TCMB, yapay zeka kaynaklı finansal risklere karşı önlem alırken, İngiltere'nin deneyimlerinden faydalanabilir. Ayrıca Brexit sonrası Londra'nın finansal merkez olarak cazibesini koruma çabaları, İstanbul'un da benzer hedefleri göz önüne alındığında, rekabet baskısı yaratabilir. Ancak asıl önemlisi, küresel sermaye akışlarındaki değişim ve yapay zeka krizleri, gelişmekte olan piyasaları olumsuz etkileyebilir.